İsim benzerliği problemi, hükümet kuvvetleri ile mezhepçi milisleri tarafından başlatılan askeri operasyondan henüz yeni çıkmış olan Musullu vatandaşların büyük bir krizi ve açmazı haline gelmiştir. Hükümetin Musul’daki savaşı son bulmasına rağmen güvenlik güçleri ve Haşdi Şaabi milisleri, sırf IŞİD’e üye olmakla suçlanan kişilerle olan isim benzerliğinden dolayı binlerce masum vatandaşı tutuklamaya devam ediyor. Masum vatandaşlarda korku ve endişeye neden olan bu problemin bir an önce çözülmesi için vatandaşlar yetkililere çağrıda bulunuyor.
Yüzlerce Musullu vatandaş, kayıt altına alınan veya yargı tarafından aranan IŞİD üyeleriyle isim benzerliği öne sürülerek tutuklanırız endişesiyle hükümet kuvvetlerine bağlı denetim noktalarından geçmeye cesaret edemiyor. Bunun yanı sıra kayıt altına alınan isimler güvenlik güçleri ve Haşdi Şaabi milisleri tarafından şişirilerek bu kuvvetler vatandaşlara şantaj uygulayıp bu durumu maddi bir kaynağa dönüştürüyor.
Ninova muhafazasındaki yerel kaynakların raporlarına göre Musul halkından 350 bin kişi, terör suçlamasıyla aranan kişilerle kısmi isim benzerliği bahane edilerek tutuklanma ihtimali ile karşı karşıya. Yine başta istihbarat, milli güvenlik ve terörle mücadele olmak üzere bütün güvenlik teşkilatlarının aylarca süren operasyon ve baskınlarında 15 bin masum vatandaşın çeşitli suçlamalarla tutuklandığı biliniyor.
Hükümet kuvvetleri ve Haşdi Şaabi milislerinin Musul şehrinde kontrol sağlamasının üstünden bir yıl geçmesine rağmen güvenlik güçleri şahısların hakikati ve güvenliği hakkında verilen bilgilere itimat etmeksizin sırf isim benzerliği bahane edilerek tutuklama politikalarına devam ediyor.
Bu bağlamda haber ajansları ismini vermek istemen bir güvenlik kaynağının şu sözlerine yer verdi: “İsim benzerliğinden dolayı tutuklama meselesi, Haşdi Şaabi milisleri ve Musul’daki bazı subaylar için maddi bir kaynağa dönüştü. Bölgedeki Haşdi Şaabi milisleri, yargı tarafından aranan kişileri yakalama bahanesiyle belirli aralıklarda bölge halkına yönelik operasyonlar düzenliyor. Bu operasyonlar kapsamında aralarında isim benzerliği de olan çeşitli suçlamalarla masum vatandaşlar tutuklanıyor. Daha sonra şantaj ve pazarlık aşamasına geçiliyor.”
Söz konusu kaynak sözlerini şöyle sürdürüyor: “Polis komutanlığı, istihbarat ve Haşdi Şaabi milisleri, kişinin annesinin üçlü ismine bakmaksızın sadece kişinin üçlü ismine bakıyor. Ki tutuklamak için elinde bir gerekçe olsun. Bu suçlama sebebiyle yüzlerce masum vatandaş hükümet hapishanelerinde tutuluyor. Hükümetin güvenlik birimlerindeki veya Haşdi Şaabi milislerindeki subaylara yüksek meblağ ödenmediği takdirde de bu vatandaşlar serbest bırakılmıyor.”
Bu bağlamda siyasi analistler şu açıklamada bulunuyor: “Ninova muhafazasında İbrahim, Muhammed, Mahmut, Ömer, Casim, Ali ve benzeri gibi isimlerin kullanılması yaygındır. Bu durum, aranan şahsın bağlı olduğu aşirete ve babasının ismine ulaşmak için tek yol sayılan güvenilir arşivlere ve kayıtlara müracaat edilmesini gerekli kılıyor. Aynı zamanda güvenlik güçleri ve mezhepçi milisler sadece ikili ve üçlü isimleri yanında bulunduruyor. Bunun nedeni istihbarat zayıflığı, aranan kişilerin tam isimlerinin ve hareket alanlarının bilinmemesidir. Diğer yandan bazı güvenlik güçleri, yüksek komutanlığın gözüne girmek amacıyla masum sivilleri tutukluyor.”
Ninova muhafazası meclis üyesi Abdurrahman Veka’ şunları ifade ediyor: “İsim benzerliğinden dolayı tutuklananların ilan edilen sayısı ister küçük ister büyük olsun kabul edilir değildir. Çünkü sırf bir kişinin ismine benziyor diye yerine on kişinin tutuklanması hukuki değildir.Yetkililerden ciddi kararlar almasını ve hızlı bir şekilde bu problemin ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz. Şüpheli kişi hakkında anne ismi gibi hiçbir bilgi edinmeksizin sırf kısmi isim benzerliğinden dolayı tutuklamalara son verilmesine çağrı yapıyoruz.”
Diğer yandan önceki bakanlar meclisi üyesi Naif Şemri ise şunları vurguluyor: “Musul şehrinde ortamı telaşlandıran isim benzerliği problemidir. Ninova muhafazasından çok sayıda insan uzun süreden beri hükümetin resmi hapishanelerinde veya Haşdi Şaabi milislerine ait gizli hapishanelerde tutulmaya devam etmekte ve türlü türlü işkencelere maruz kalmaktadır. Bir şüphelinin hapis süresi beraati ispatlanıncaya kadar en az 6 ay sürebilmektedir.”
Haber ajansları Vahid adında 30 yaşındaki Musullu bir gencin şu sözlerini aktarıyor: “Son zamanlarda Musul üniversitesine mezuniyet diplomamı almak için gitmiştim. İsmimin güvenlik güçlerinin arananlar listesinde yer aldığı ortaya çıktı. Bu durumda tutuklanmaktan korktuğum için diploma talebinde bulunmadım. Çünkü diploma istihbarat soruşturmasından geçmeden yayınlanmıyor.”
Vahid sözlerini şöyle sürdürüyor: “Evlerine geri dönen binlerce Musullu halk, Kürdistan Bölgesel Yönetimi mıntıkalarına tekrardan göç etmek zorunda kaldı. Bunun nedeni isim benzerliğinden dolayı tutuklanma korkusu ve birçok şantaj olayına şahit olunan Musul şehrinin genelinde hakimiyet kuran Haşdi Şaabi milislerinin ihlalleridir. Güvenlik güçleri, IŞİD’e üye olmakla suçlanan biriyle isim benzerliği olduğundan dolayı bir arkadaşımı üç aydan beri tutuklu tutmaktadır.”
Ninova muhafazasında çıkan haberler ve görgü tanıkları, hükümete bağlı güvenlik güçlerinin belirli aralıklarda terör suçlaması veya isim benzerliğinden dolayı denetim noktasından geçen onlarca Musullu vatandaşı tutukluyor. Durum böyleyken Musul halkın boyunlarında kkin bir kılıca dönüşen bu problemin son bulması için kişinin bütün bilgilerini içeren kimlik projesi çalışmasının biran önce başlamasını umut ediyor.
HEYET Net
![]()