Koalisyon ve Hükümet uçaklarının saldırıları nedeniyle Enbar bölgesinde yaşanan trajedinin hangi boyutlara ulaştığını, Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET)’nin bünyesinde çalışan İnsan Hakları Birimi ortaya çıkardı. Oysa Koalisyon ve Hükümet uçaklarının düzenlediği hava saldırılarında ölen ve yaralanan 10 binlerce insanın Irak’ta yaşanan tartışmalarla ve silahlı gruplarla hiçbir bağlantısının olmadığı herkes tarafından biliniyor.
İnsan Hakları Birimi’nin bu bağlamda yayınladığı raporda, bu kuvvetlerin birçok sivilin ve ileri gelenlerin ölmesine sebep olan, şiddetli, yıkıcı ve kanlı olarak niteleyebileceğimiz birçok katliamın baş aktörü olarak şer’i, kanuni ve ahlaki olarak suçlanmaya devam ettiği açıklanıyor. Dahası Irak’ta ve başka bölgelerde yaşanan bu katliamların bütün imkanlar kullanılarak devam edeceği HEYET’e bağlı birim tarafından belirtildi.
Aynı şekilde İnsan Hakları Birimi, günümüzde üretilmiş en güçlü silahların aralarında bölgenin ileri gelenleri, dini şahsiyetler, iktisatçı ve kültürlü bireylerin yer aldığı 10 binlerce sivilin katledilmesi için kullanıldığına işaret etti. İşlenen bu insanlık suçlarının 1907 tarihinde bağlanan Lahey sözleşmesinin mucibince yasak olduğuna dikkat çeken İnsan Hakları Birimi, 1949 yılında silahlı gruplardan sivil halkın korunmasına yönelik yapılan 4. Cenevre Sözleşmesine veya Cenevre Sözleşmesinin 1977 Ek Protokolüne göre yapılan bu katliamların yasak olduğunu belirtti.
Yine Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET) bünyesinde çalışmalar yapan İnsan Hakları Birimi, insani yıkımlara şahit olan Enbar bölgesinde yaşanan gerçekleri hazırlamış oldukları raporda kamuoyuna sundu. Sivil yerleşim bölgelerine Koalisyon ve Hükümet uçakları tarafından rutin bir şekilde rastgele hava saldırısı düzenlendiğini vurgulayan Birim, sivil halktan suçsuz masum insanların gelişigüzel saldırı düzenleyen savaş uçaklarının bombaları nedeniyle hayatlarını kaybettiği ve yaralandığı ifade edildi. Ayrıca sivil yerleşim bölgelerinde masum insanlara ait evlerin yıkıldığı, söz sahibi ileri gelenlerin ve kültürlü bireylerin saldırılar nedeniyle hayatını kaybettiği ve dahası yıkım, soygun ve gaspın yaygınlaştığı belirtildi.
Bu bağlamda Birim, Enbar bölgesinin şahit olduğu trajedi görüntüsünün; ekonomist, siyasetçi veya dini şahsiyet sıfatıyla belirli bir grubun ekonomik, yaşamsal veya tıbbi gibi çeşitli araçlar çerçevesinde abluka olduğunu belirtti. Doktor kadroların ve hastanelerin hiçbir kanun ve uluslararası örfler dikkate alınmaksızın düşmanlıklara ve saldırılara maruz kaldığı belirtilirken savaş uçakları tarafından rastgele düzenlenen hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin genelinin yaşlı, kadın ve çocuk olduğuna dikkat çekildi.
İnsan Hakları Birimi tarafından yayınlanan raporda, Enbar bölgesinde yaşayan insanların genelinin göç ettiği, maişet ve hayatlarını devam etmeleri için yardımcı olacak hiçbir maneviyatın, yardımın veya güvenliğin verilmediği belirtildi. Aynı şekilde Rezaze ve Beziber geçitlerinde birçok adam, kadın ve çocuğun gözaltına alındığı ifade edilirken Rezaze geçidinde adam ve kadınlardan müteşekkil gözaltına alınan en son grubun sayısı 1300 olduğu raporda açıklandı.
HEYET’e bağlı İnsan Hakları Birimi tarafından yayınlanan raporun sonunda, Ramadi, Felluce ve bölgenin diğer şehirlerinde yaşayan insanların yardım çağrısında bulunduğu, müdahale edilmesi, milislerden korunmaları ve tekrardan normal hayatlarına devam edebilmeleri adına fırsatların oluşturulması için yardım talep ettiklerine dikkat çekildi. Hiçbir güç ve kuvvete sahip olmayan kışın açıkta kamplarında yaşayan mültecilerin de çağrılarına değinildi. Siyasi kuvvetlerin sivil ile savaşçı arasında ayrım yapma özelliğine sahip olamadıkları belirtilen raporda bölgenin bazı mıntıkalarında hiçbir ayrım gözetilmeksizin komple yıkıma uğratıldığına dikkat çekti. Bütün bunların, sivil halkın güvenliğini sağlamak için uluslararası toplumların müdahale etmesini gerekli kılmakta olduğu belirtildi.
İnsan Hakları Birimi tarafından hazırlanan raporun Arapça detayına ulaşmak için: http://www.iraq-amsi.net/ar/news_view_84194.html
HEYET Net
![]()