Son zamanlarda mezhepçi milislerin kimlik üzerine kaçırma olayları ve cinayetleri çoğaldığı belirtiliyor. Irak’ın başkenti Bağdat caddelerinde kol gezen mezhepçi milislerin gündüz vakti hükümete bağlı emniyet birimlerinin ve denetim noktalarının gözü önünde bu suçları işlemesine rağmen bu vahşet içerikli suçlar bu birimlerini yerlerinden kımıldatmıyor.
Şuan ki İçişleri Bakanlığı en son yayınladığı raporunda, bu kudurmuş milislerin Bağdat bölgesinde günde en az 6 kişi kaçırdığını itiraf etti. Geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana aralarında hükümet yetkililerinin de bulunduğu 127 vatandaşın kaçırıldığı belirtildi. Hükümet yetkilileri içerisinde şuan ki Adalet Bakanı vekilinin de bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Bakanlık Meclisinde çalışan görevlilerin, hükümet ordusunda görev yapan subayların, Musul şehrinin düşmesini gerçekleştiren komitenin bir üyesinin de kaçırılanlar arasında olduğu gelen bilgiler arasında. Ayrıca başkent Bağdat’ta bulunan şirketlerden birinde çalışan 18 Türk vatandaşının kaçırıldığı da kaydedilmektedir.
Gazeteler, Güvenlik Uzmanı Sadık el Huseyni’nin konuya dair şu ifadelerini yayınladı: “30’dan fazla milis Bağdat caddelerinden dolaşmaktadır. Bu kimselerin karargahları olduğu herkes tarafından bilindiği gibi bu milisler bazı bölgelerin tam denetimini ellerinde tutmaktadırlar. Bu kimseler siyasi ve mezhepçi refleksler neticesinde kurdukları denetim noktalarını adam kaçırmak için kullanıyorlar.”
Ayrıca Güvenlik Uzmanı Said el Huseyni, daha önceleri mezhepçi milislere büyük destek veren eski Cumhurbaşkanı Nuri el Maliki’nin şuanda bu mezhepçi milislere yardım elini uzattığına işaret etti.
İçişleri Bakanlığında yüksek rütbeli subay, Bağdat bölgesinde kaçırma olaylarını gerçekleştiren çetelerini ve milislerini hiçbir ordu subayının veya polisin yakalamaya güç yettiremediği açıklamasında bulundu. Ayrıca bu milislerin partiler tarafından ve İran tarafından desteklenen şuan ki hükümete ortaklık eden siyasetçilerden maddi ve manevi destek aldığını vurguladı. Onların bu suçlarına karşı koyan kimselerin öldürülme ve kaçırılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunun altını çizdi.
İsmini vermekten kaçınan subay, hükümetin başkent Bağdat caddelerine kontrol ve denetim noktaları kurmasının hiçbir geçerliliğinin olmadığını ifade etti. Günden güne daha kötüye giden olaylar hakkında hükümet güvenlik birimlerinin kontrol başarısızlığını örnek verdi. Mezhepçi milislerin ve özellikle “Asaibu’l Ehli’l Hak” grubunun güvenlik noktalarında bulunan emniyet birimlerini kolaylıkla aştığını ve dilediği gibi kolay bir şekilde suçlarını işleyebildiği açıklamasında bulundu.
Öte yandan Haydar el Musevi, mezhepçi milislerin kaçırma ve öldürme gibi işlediği suçlar üniversite öğretmenlerine, doktorlara, şirket sahiplerine, iş adamlarına, cami imamlarına ve hatiplerine, namaz kılanlara kadar ulaştığını vurguladı. Ayrıca yüzlerce masum vatandaşın kaçırılan yakınlarından dolayı bu milislerle pazarlığa giriştiğine ve serbest bırakılmaları için büyük miktarda fidye vermek zorunda bırakıldıklarına işaret etti. Bu kaçırılan kimselerin cesetlerinin cadde köşelerinde, boş arazilerde ve terk edilmiş evlerde tutulduğu açıklamasında bulundu.
Bu bağlamda açıklama yapan Bağdat’ın kuzeyinde el Şaab mıntıkası vatandaşlarından Muhammed el Mehdi, Asaibu’l Ehli’l Hak milislerinin hükümet kuvvetlerinin olmaması nedeniyle bölgenin tamamında denetimi sağladığına işaret etti. Bölgede yaşanan bütün cinayet ve kaçırılma olaylarının tamamının bu milisler tarafından gerçekleştiğini belirtti.
Geçen şeylere binaen Bağdat ve çevre bölgeler, çete ve milislerin gerçekleştirdiği suikast ve kaçırma operasyonlarına merkezi haline dönüştü. Bütün bunlar ihtilal hükümetleri ile meşgul olan, özellikle koltuk kavgası veren ve 2003’ten bu yana yaşam zorluğu çeken Iraklı halkın mallarını gasp eden şuan ki hükümet döneminde gerçekleşmektedir.
HEYET Net
![]()