İşgalin ardından iç savaşa sürüklenen Irak, geleceğini tehdit eden suikastlar
Ülkenin birikimlerini gelecek nesillere aktaracak olan öğretim görevlileri, kimliği belirsiz kişiler tarafından planlı bir şekilde öldürülüyor.
Son iki yılda, ‘ülkenin hafızası’ kabul edilen 205 akademisyen, faili meçhul cinayete kurban gitti. Katledilenlerin çoğu Sünni; ancak Şiilerden de çok sayıda can kaybı var. Saldırılara hükümet içerisindeki kimi güçlerin destek verdiği iddia ediliyor. Bazı ülkelerin, suikastları yönlendirdiği, Şii lider Mukteda el-Sadr’a bağlı Mehdi Ordusu’nun da cinayetlerde tetikçi rolü üstlendiği ileri sürülüyor. Bağdat’tan destek görmeyen hocalar, UNESCO’dan yardım istedi.
Irak’ın içinden geçtiği zor günlerde hedef seçilen kesimlerden birisi de akademisyenler oldu. Bu ülkede ‘Sünni üçgen’ olarak bilinen bölgede öldürülen üniversite öğretim görevlisi sayısı 205’e yükseldi. Yaklaşık 300 öğretim görevlisi ise silahlı kişilerce kaçırılma yoluyla tehdit edildi. Bunların bir kısmı fidye ödeyerek serbest kalırken, bir bölümünden hâlâ haber alınamıyor. Serbest kalanların bölgeyi terk etmesi isteniyor. Bir araya gelerek haklarını korumak isteyen öğretim görevlileri, 2003’te Iraklı Akademisyenler Birliği’ni kurdu. Ancak birliğin kurucularından Assam Kazım Er Ravi de 2006 yılı Ekim ayında üniversiteye giderken yolda durdurularak öldürüldü. Birlik, Irak hükümetinden gerekli ilgiyi görmeyince UNESCO’ya başvurarak yardım istedi.
Öğretim görevlilerinin büyük bir bölümü üniversiteye giderken ya da üniversite çıkışında öldürüldü. Bir kısmı ise önce kaçırıldı, fidye ödemesine karşın öldürülerek Bağdat’ın herhangi bir yerine bırakıldı. Akademisyenler Birliği yetkilileri tedbir alınması için hükümete başvurmuş; ancak bugüne kadar ciddi bir tedbir alınmadı. Birlik yetkilisi ölüm korkusuyla ismini vermekten kaçınırken, "Hükümetten katillerin bulunmasını istedik. Bu kadar insandan birinin bile katili bulunamadı, Amerikalı askerlerin vurdukları hariç hep meçhul kaldı." ifadesini kullanıyor. Saldırılarda Mukteda Sadr’a bağlı Mehdi Ordusu’nun parmağı olduğu savunuluyor. Üniversitedeki odasında öldürülenler ile hastanedeki görevi başındayken kaçırılanlar bu iddiaları güçlendiriyor. Saldırılar çoğunlukla yol ortasında gerçekleşiyor. Ciplerden inen siyah giyimli militanlar, ismini belirledikleri akademisyenleri katlediyor. Üniversite çıkışında ya da üniversiteye giderken öldürülenler, akademisyenlerin önceden tespit edilip takip altında tutulduklarını gösteriyor. Öldürülenler arasında Bağdat Üniversitesi Rektörü Raad Abdüllatif Sadi’nin yanı sıra birçok fakülte dekanı da bulunuyor.
Zaman
![]()