Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), İslam Dünyası STK’lar Birliği (İDSB), Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB),
Hukukçular Derneği, İnsani Yardım Vakfı(İHH) ve Filistin Dayanışma Derneği (FİDDER) tarafından organize edilen kahvaltılı basın toplantısı Feshane’de yapıldı. Çok sayıda sivil toplum örgütünün katıldığı toplantıyı yazılı ve görsel basından çok sayıda muhabir ve yazar izledi.
Hukukçular Derneği’nin Filistin’e yaptığı ziyaret izlenimlerinin anlatıldığı ve Filistin Adalet Bakan Vekili Ömer El Bursh, Filistin Hukuk Komitesi Başkanı Milletvekili Muhammed Farac El Ghol ve Filistin İstanbul Konsolosu’nun da katıldığı toplantıda Filistin’in tarihi gelişiminin yanı sıra bugün içinde bulunduğu durum da özetlendi. Özellikle son dönemlerde Filistin’e yönelik artan İsrail saldırıları, katledilen onlarca sivil insan, el-Fetih ve Hamas Hareketi arasında basına yansıyan abartılı haberlerin gerçek yüzü, Meclis Başkanı da dahil olmak üzere neredeyse yarısına yakın milletvekilinin tutuklu bulunduğu Filistin Meclisinin son durumu gibi konuların anlatıldığı toplantıda basın mensuplarının sorduğu sorular da cevaplandı.
Filistinli yetkililer yaptığı açıklamada “Filistin topraklarını 1948 yılından beri işgal altında tutan İsrailliler yayılmacı politikalarını her geçen gün artırarak devam ettirmekte ve Filistinlilere adeta nefes alacak alan bırakmamaktadırlar. Bir zamanlar sahip oldukları topraklarda şimdi mülteci konumuna düşen Filistinli halk İsrail’in vaad edilmiş topraklara sahip olma hırsıyla her şeyi mübah görmesinin bir sonucu olarak yarım asrı aşkın bir zamandır soykırıma tabi tutulmakta ve İsrail, uluslar arası hukukla dalga geçercesine tüm dünyanın gözünün içine baka baka kundaktaki bebekten ömrünün son demlerini yaşayan yaşlılara ve savunmasız kadınlara saldırmakta bunu da devlet güvenliği adına yaptığını söylemektedir.” dediler.
Filistinliler ayrıca “Dolayısıyla bütün bu suçların durdurulması ve işgalci İsrail devletine baskı yapılması için tüm dünyaya ve özgürlük mücadelecilerine sesleniyoruz. Filistin halkı özgürlüğü için mücadele etmeye devam edecektir ancak bu mücadele insan onuru ve yaşam hakkı için tüm insanlığın hassasiyetli yaklaşımını da beklemekte ve umut etmektedir.” diyerek sözlerini tamamladılar.
Toplantıya ev sahipliği yapan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necmi Sadıkoğlu, Hukukçular Derneği Başkanı Hüsnü Tuna, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Genel Sekreteri Necati Ceylan ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu başkanı ve üyesi katıldı.

FİLİSTİN’DE NELER OLUYOR?
Ortak Basın Açıklaması
02.06.2007-Feshane
Filistin Adalet Bakan Vekili Ömer El Bursh ve Filistin Anayasa Komisyonu Başkanı, Milletvekili Muhammed Farac El Goul’ un Açıklamaları
Filistin topraklarını 1948 yılından beri işgal altında tutan İsrailliler yayılmacı politikalarını her geçen gün artırarak devam ettirmekte ve Filistinlilere adeta nefes alacak alan bırakmamaktadırlar. Bir zamanlar sahip oldukları topraklarda şimdi mülteci konumuna düşen Filistinli halk İsrail’in vaad edilmiş topraklara sahip olma hırsıyla her şeyi mübah görmesinin bir sonucu olarak yarım asrı aşkın bir zamandır soykırıma tabi tutulmakta ve İsrail, uluslar arası hukukla dalga geçercesine tüm dünyanın gözünün içine baka baka kundaktaki bebekten ömrünün son demlerini yaşayan yaşlılara ve savunmasız kadınlara saldırmakta bunu da devlet güvenliği adına yaptığını söylemektedir. İsrail’ in yaptığı hukuk dışı eylemler şu şekilde sıralanabilir;
-Başta Kudüs olmak üzere tüm Filistin topraklarında sürekli açtığı Yahudi yerleşim yerleri ile Filistinlileri çembere alıp onları sürekli taciz etmekte ve sahibi bulundukları toprakları terk etmek zorunda bırakmaktadır.Filistin halkı en temel haklarından dahi yoksun bırakılmaktadırlar. Bu uygulamalar uluslar arası hukuk kurallarına ve insan haklarına aykırıdır. İsrail Filistin halkının en temel haklarını çiğneyerek geleceğini tehdit etmektedir.
– Gizli olarak yapılan idamlar ve siyasi suikastler kişilerin güvenliğini ve yaşam haklarını ihlal etmektedir. Toplu olarak cezalar uygulayarak sivil halka işkenceler yapmaktadır.
– İsrail’in Batı yakası ve Gazze şeridine saldırıları binlerce dönüm tarım arazisini tahrip etmektedir ve Filistinlilerin geçim kaynakları yok edilmektedir.
– Batı yakası ve Gazze şeridinde acımasız ambargolar uygulayarak, yaşam şartlarının zorlaşmasına ve halkın %75 den fazlasına işsiz ve yoksul kalmasına neden olmaktadır.
– İsrail Filistin şehirlerinin alt yapılarını yok etmektedir ve kentler artık yaşanmaz hale gelmiştir,göçler başlamıştır.
– Batı yakası ve Gazze şeridine ait toprakların %62 ‘ sini gasp edip konutlar inşa eden İsrail Filistin topraklarının % 90’ını bu yöntemle ele geçirmiştir.
– Evleri yakıp yıkarak, özel mülkiyete ve kişisel mallara saldırı düzenleyerek insanların mahremiyetlerine saldırmaktadırlar.
– Filistin topraklarında inşa edilen ırkçı ayırım duvarı, 09.07.2004 tarihinde Lahey uluslar arası adalet Divanı’ nın duvar inşasının yasal olmadığını belirten kararı hiçe sayılarak bir utanç abidesi olarak yapımına devam edilmektedir.
– Filistinlilerin yaşadığı bölgelere rast gele atılan bombalar sonucu olarak masum siviller can vermekte, Ebu Selmiyye, Galiye, El-Hayye ve Asamite gibi bir çok ailenin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır.
– Filistin halkının karşılaştığı sıkıntıların kaynağı, dünyaya yansıtıldığı gibi Filistin örgütleri arasındaki asılsız makam ve mevki çatışması değildir. Asıl sorun işgalci İsrail’in 25.01.2006 tarihinde özgür ve demokratik bir ortamda yapılan seçimler sonucu iktidara gelen yasal hükümeti devirme girişimlerinden kaynaklanmaktadır. Siyonist güçler seçimlerin hemen akabinde iç savaş çıkarmak planıyla kendi işbirlikçilerine milyonlarca dolar ödemiştir ve bu planların sonuncusu ise Dayton planıdır.
– Maalesef dünya basını Hamas, El-Fetih ve diğer Filistin örgütleri arasındaki çekişmeleri gündeme getirerek işgalci İsrail güçlerinin sürdürdükleri katliamları, Filistin dışında yaşamak zorunda bırakılan Filistinlilerin geri dönüş haklarını ve Filistin davasını görmezlikten gelerek taraflı yayın yapmıştır. Bunun en iyi örneği Şalit adındaki İsrailli askerin Filistin direnişçileri tarafından esir alınması olayında görülmüştür. Bütün dünya basını bu olayı abartarak günlerce gündemi meşgul etmesine rağmen 11.000 den fazla Filistinlinin İsrail tarafından esir tutulmasına ve Lübnan olaylarına sessiz kalarak bu olayı gündeme dahi getirmemiştir ki bu esirlerin içerisinde kadınlar, hastalar ve çocuklar da vardır.
-İç savaş çıkarma amacıyla yapılan planlar Filistinlilerin sağduyusu neticesinde başarısız olmuştur, nitekim daha geçtiğimiz günlerde Mısır’ ın liderliğinde Filistin grupların arasında özellikle Hamas ve El-Fetih ile yoğun görüşmeler gerçekleşmiştir. Böylece “Filistin grupları arasında çatışma” şeklinde dünya basınında gündem gelen asılsız ve delilsiz ortaya atılan haberleri bu görüşmeler yalanlamıştır.
– İlk önce İsrail hapishanelerinde tutsak bulunan Filistinli vekiller, bakanlar ve belediye başkanlarının serbest bırakılması için yapılan “bir milyon imza” kampanyasını destekleyen Türk halkına teşekkür ederiz. İşgalci Siyonistler başta Filistin Meclisi Başkanı sayın Aziz Düveyk ve sekreteri D.r.Muhammet RİMHİ ile çok sayıda bakan olmak üzere 47 den fazla vekili tutsak etmiştir.İşgalci liderler Türk halkının, BM’nin , Avrupa Parlamenterlerinin, Arap ve Müslüman parlamenterlerin ve de dünya özgürlükçülerinin seslerine kulak asmayıp tutsak vekilleri serbest bırakmadığı gibi daha bir hafta önce Hamas ve El-Fetih vekillerinden birkaç kişiyi daha esir almış, bununla da yetinmeyip ev ve bürolarını basıp malzemelerine el koymuş ve bu büroların kapatılması emrini vermiştir. Son olarak Milli Birlik Hükümetinden Eğitim Bakanı Nasır Udin, Devlet Bakanı Vasfi ve birçok vekili tutuklamıştır.
– İşgalci güç halen savaş suçlarını işlemeye devam edip uluslar arası bütün yasaları çiğnemektedir ancak kimse buna engel olmamakta ve bir müeyyide uygulamamaktadır. Şimdi biz soruyoruz;şayet tutuklanan bir Filistinli değil de Avrupa devletlerinin bir bakanı olsaydı yada İsrailli bir milletvekili olmuş olsaydı ne olurdu?
Dolayısıyla bütün bu suçların durdurulması ve işgalci İsrail devletine baskı yapılması için tüm dünyaya ve özgürlük mücadelecilerine sesleniyoruz. Filistin halkı özgürlüğü için mücadele etmeye devam edecektir ancak bu mücadele insan onuru ve yaşam hakkı için tüm insanlığın hassasiyetli yaklaşımını da beklemekte ve umut etmektedir.

TOPLANTIYA DESTEK VERENLER
Türkiye Gönüllü Teşekküler Vakfı (TGTV)
Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB)
İslam Dünyası STK’ lar Birliği (İDSB)
Hukukçular Derneği
Filistin Dayanışma Derneği (FİDDER)
İHH İnsani Yardım Vakfı
HEYET Net
![]()