Şeyh Musaid Al Cafer’i, El Kerame meydanında gösteri yapanları sabırla direnmeye devam etmeye çağırıyor ve federalizm projesine karşı uyarıyor.
Dünya Müslüman Alimler Birliği üyesi Şeyh Dr. Musaid Müslim Abdullah Al Caferi’, bir aydan daha fazla bir süreden beri Irak’ın çeşitli ilçe ve şehirlerinin tanık olduğu Al Şeref ve Al Kerame meydanlarındaki gösteri yapanları sabırla direnmeye; ilkesel tutumlarını sürdürmeye ve meşru taleplerine bağlı kalmaya davet ederek bu hususta ısrarcı olmalarını istedi.
Al Cafer göstericilere yapmış olduğu konuşmada şunları söyledi: “ Irak’ta yaşanan zulümlere ve ihanetlere karşı direne sizleri tebrik ediyorum. Sizler çok saygın kimselersiniz, göstermiş olduğunuz eylemler saygı duyulacak bir davranıştır. Şunu yakinen bilin ki, Allah, Allah’ın elçisi ve müminler sizlerin yapmış olduğu bu eylemi görecektir. Sabırla hareket ediniz ve birbirinize sabırlı olmaya teşvik ediniz. Allah sizlerin dostudur, yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır. Sizler önemli bir görev içerisindesiniz. Sebat ediniz ki Allah sizlere yardımını gönderecektir.”
Bildiride Irak’ın Hz. Peygamberin müjdeleriyle şekillenerek Müslümanların birleşmesinin öncülüğünü yapmakta vurgulanarak şunlara yer verildi: Cihat yolu yeniden ihya edildi. Harekete, ülkenin her yerinden kıymetli âlimler önderlik ettiler. Irak, Irak’ın, Amerika, İran ve Siyonist güçler tarafından işgal edilmesinden önce ve sonra, ülkenin işgaline karşı mücadele etmek, kâfirlerin ülkeye girişine asla izin vermemek ve inançsız işgalcilerin yanında yer alan yönetimin zulmünü destekleyenlere engel olmak gerektiği yönünde fetva veren âlimlerin tecrübeleri vesilesiyle bu akımın faydasını kısa sürede gördü. Şeyh Abdülkerim Zeydan, Şeyh Abdülmelik Es-Sa’di ve Şeyh Haris Süleyman Ed-Dârî, bu fakirin de içlerinde bulunmak şerefine nail olduğu grubun içinde yer alan kıymetli âlimlerimizdendir.
Bildirinin sonunda Şeyh Musaid Al Cafer, başarısız olan zalim işgalcilerin çağırdığı federalizm projesine karşı uyarıda bulunarak bunun ilk işgalden beri Siyonist yapının iğrenç bir projesi olduğunu söyledi ve bunların amaçlarının Irak’ı bölerek küçük devletçiklere ayırmak ve kaynaklarını yağmalamak olduğunu belirtti. Sözlerine devamla şunları söyledi: Unutmayın İslam kervanı, kervanı terk edip yardımsız bırakanlara, küçük efendileri hak etmedikleri zaferlere ve yüksek mertebelere ulaşsınlar diye büyük âlimlere zarar vermek için seslerini yükseltenlere ve sabır ve sebat zamanında burunlarını zillet ve aşağılık toprağına sürtmeye can atanlara aldırmadan yola devam eder.
Bildirinin tam metni aşağıdaki şekildedir.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Salât ve selam Hz. Peygamberin, arkadaşlarının ve onun yolunda gidenlerin üzerine olsun.
Irak’ta yaşanan zulümlere ve ihanetlere karşı direne sizleri tebrik ediyorum. Sizler çok saygın kimselersiniz, göstermiş olduğunuz eylemler saygı duyulacak bir davranıştır. Şunu yakinen bilin ki, Allah, Allah’ın elçisi ve müminler sizlerin yapmış olduğu bu eylemi görecektir. Sabırla hareket ediniz ve birbirinize sabırlı olmaya teşvik ediniz. Allah sizlerin dostudur, yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır. Sizler önemli bir görev içerisindesiniz. Sebat ediniz ki Allah sizlere yardımını gönderecektir.
Irak’ın eski, yeni her türlü dertlerinden kurtula yazdığı, Müslümanların birliğini sağlamada lider konuma geçmek üzere olduğu ve Allah Resulü’nün “Allah’ın dilediği vakte kadar Nübüvvet devam eder, sonra O’nun dilediği bir vakitte sona erer. Ondan sonra nübüvvet metodu üzerine hilafet devri gelir ve Allah’ın dilediği bir vakte kadar kalır. Daha sonra veraset usulü bir krallık devri başlar ve o da Allah’ın dilediği bir vakitte kaldırılır. Peşi sıra diktatörlük üzerine kurulu bir hükümdarlık devri gelir ve Allah’ın dilediği bir vakitte nihayete erdirilir. Ardındansa nübüvvet metodu üzerine kurulu hilafet gelir…” hadis-i şerifi ile müjdelediği o aydınlık günlere erişmek üzere olduğumuz şu dönemde farklı sesler çoğalmaya başladı.
Aydınlıkların üzerini örten karanlıkların inanan mücahit gençler tarafından parçalandığı bu sabah, ortadan kaldırılan cihat ruhu yeniden diriltildi. Harekete, ülkenin her yerinden kıymetli âlimler önderlik ettiler. Irak, Irak’ın, Amerika, İran ve Siyonist güçler tarafından işgal edilmesinden önce ve sonra, ülkenin işgaline karşı mücadele etmek, kâfirlerin ülkeye girişine asla izin vermemek ve inançsız işgalcilerin yanında yer alan yönetimin zulmünü destekleyenlere engel olmak gerektiği yönünde fetva veren âlimlerin tecrübeleri vesilesiyle bu akımın faydasını kısa sürede gördü. Şeyh Abdülkerim Zeydan, Şeyh Abdülmelik Es-Sa’di ve Şeyh Haris Süleyman Ed-Dârî, bu fakirin de içlerinde bulunmak şerefine nail olduğu grubun içinde yer alan kıymetli âlimlerimizdendir.
Milliyetçilik ve bilimsellik adı altında işgal batağına saplanan insanlar bilmeliler ki vatan da, bilim de onlardan beridir. Bu insanlar inançsız işgalcilerin kendilerinin yararına ülkeye getirdiklerini uygulamaya başladılar. Gerçekleştirmeyi arzuladıkları ilk şey, Irak’ın -Siyonist güçler tarafından açıklandığı şekilde- taksim edilmesiydi. Kendilerine İsrail denilen bu Siyonist oluşum işgalin hemen ilk günlerinde, ne İslam, ne şeriat, ne Müslümanlar ne de bu vatanın evlatları tarafından konulmayan bir anayasa aracılığıyla ülkenin feodal bir yapıda kurulması çağrısında bulanarak bu taksimin destekleyicisi olduklarını duyurmuşlardır.
O dönem, birçok haber ajansında, Dışişleri Bakanı Condoleezze Rice’ın Başbakan George W. Bush’u n takip ettiği politikayı “ Başbakanın bu kadar çok Amerikalının kanını dökmesine gerek yoktu; Iraklıları, feodalizmi destekleyip teşvik eder hale getirmesi onun için yeterli olurdu” şeklinde sarf ettiği sözlerle eleştirdiği haberi geçmişti.
Kendilerini Ehli Sünnet âlimleri ve sembolleri olarak isimlendirenleri tebrik ederim! İsrail’in planlarını uygulayanları, Condoleezze Rice’ın önerilerine uyanları, Amerikan’ın hedeflerini gerçekleştirenleri, gelecekte daha kolay işgal edilebilmesi için Irak’ı zayıf ve güçsüz parçalara ayırarak orada daha geniş bir yer edinme arzuları taşıyan İran’ın bu emelleri uğruna kul köle olanları tebrik ederim!
Bu adamlar sonra da kalkıp, protesto gösterilerinin zayıflığını delil göstererek ve bu görüşlerini Abdülkerim Zeydan ve Abdülmelik Es-Sa’dî’nin feodalizm gerçeğini bilmedikleri ve gerçekten uzak oldukları iddialarında bulunmak suretiyle iyice yerleştirerek Irak’ın bu en büyük iki âlimini cahil göstermeye çalıştılar. Bunların durumu kayayı parçalamak için ona boynuzuyla vuran ama sonunda kendi boynuzlarını parçalayan keçiler gibidir.
Anlayamıyorum bir araştırmacının çeşitli medya kuruluşları ve diğer birçok ulaşım aracı vasıtasıyla dünyanın uzak bir köşesinden nasıl bütün detaylarıyla haberdar olabildiğini bu kadar kesin bir şekilde söyleyebiliyorlar. Bu federalizm fikriyle övünenler, coğrafi olarak Irak’a bu iki âlimden daha yakın bir mesafede oturuyor ve Irak’ı daha iyi tanıyor değillerdir. Ayrıca federalizm konusunda onlardan daha deneyimli ve bilgili de değillerdir. Bunlar sizin dillerinize doladığınız sözlerden ibarettir.
Unutmayın İslam kervanı, kervanı terk edip yardımsız bırakanlara, küçük efendileri hak etmedikleri zaferlere ve yüksek mertebelere ulaşsınlar diye büyük âlimlere zarar vermek için seslerini yükseltenlere ve sabır ve sebat zamanında burunlarını zillet ve aşağılık toprağına sürtmeye can atanlara aldırmadan yola devam eder. Sözün doğrusu Allah’a aittir. O, doğru yola iletendir.
HEYET Net
![]()