Maliki’nin ve Ona bağlı Milislerin Babil Halkına Yönelik İşlemiş Olduğu Cinayetlere İlişkin 997 Nolu Bildiri

Hamd   Allah’a mahsustur. Salat ve selam Allah’ın resulüne, ailesine, arkadaşlarına ve onun yolunu takip edenlerin üzerine olsun.

Yaşanan olaylar karşısında iyice ümitsizliğe kapılan Maliki ve güvenlik güçleri çılgın operasyonlara başladı. Maliki güçleri ve mücrim milisleri dün gece saat yirmi dörtte büyük çaplı tutuklamalar ve kaçırma operasyonları  düzenledi. Babil’in çeşitli ilçe, semt ve köylerine yönelik düzenlenen operasyonlarda aralarında  kabile şeyhlerinin, üniversite hocalarının, görevlilerin ve  gençlerin de bulunduğu 30’dan fazla kişi tutuklandı.

Aynı şeklide dün Maliki askerleri ve milisleri Al Ebyar bölgesinde çöl yolu üzerinde yer alan Cıfr Al-Sahr’da cürümlerine  yenilerini eklediler. Onlarca insanı evlerinden dışarı çıkartarak evlerini eşyalarıyla birlikte ateşe verdiler. İnsanların evlerinden her hangi bir eşya almasına  izin vermediler. Bununla da yetinmeyip insanların yakınlarının yanına gitmesine müsaade etmediler. Çocukları, kadınları ve yaşlıları sıcak güneşin altında  aç susuz bıraktılar. Onları  dün akşam milislerin bulunduğu kayalık bir alana götürdüler. Bu bildirinin hazırlandığı saate kadar onlardan her hangi bir haber alınamadı. Aralarında çocuk, kadın, yaşlı ve gençlerin de  bulunduğu 150’den fazla kişinin akıbetiyle ilgili derin kaygı duymaktayız.

            Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET),  Maliki ve milislerinin işlemiş olduğu bir çirkin cürümleri  şiddetle kınamaktadır. Bunların sorumluluğu  tamamen Maliki hükümetine, güvenlik güçlerine ve kan emici milislerine aittir.  HEYET aynı zamanda dini mercilerin vermiş oldukları fetvaları yeniden gözden geçirmeye davet etmektedir. Zira Maliki’nin askerleri  ve milisleri, meydanlarda  devrimcilere karşı koyamadıklarından savunmasız sivillere yönelik etnik soykırım yapmak için bu fetvaları kullanmaktadırlar. İşlemiş oldukları bu cinayetlere Güney Irak halkının rıza göstereceğini zannediyorlar. İşin gerçeği onlar başarısızlıklarını böylece gizliyorlar,  ilk ve son hedefi bir iç savaş çıkarmak olan İran’ın ajandasını uyguluyorlar. Herkes bilmektedir ki, bu  hiç kimsenin çıkarına değildir. Böylesi zor günlerde  dini mercilerin yapması gereken, bu tür krizlerin çözümünü katkı sağlamaktır,  ülkenin  kör bir fitneye sürüklenmesine müsaade etmemektedir, başkalarının işlemiş olduğu cinayetlerin sorumluluğunu üstlenmeye talip olmamalıdır.

Allah Irak’ı ve Irak halkını her türlü kötülüğe karşı korusun. Ülkeyi ve insanları korumak için sevgi ve dayanışma ruhunu yaygınlaştırsın.

 

HEYET- Genel Kurul

18 Şaban 1435 H. / 16 Haziran 2014

Loading

Related posts

Leave a Comment