1086 Nolu Açıklama: Millet Meclisi Başkanının Irak’ı Bölme Çağrısı Hakkında Açıklama

 

Hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline, ashabına ve onların takipçilerine olsun. Bundan sonra;

Daha önce benzeri görülmemiş bir adımın atılması bizim daha önce sürekli uyardığımız hastalıklı niyetleri açık bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca uzun zamandan beri art niyetli amaçlarına ulaşmak ve Irak halkının iradesini hiçe sayıp sadece kendisini temsil edebilmek için Irak’ı dikkatle gözetleyen uluslararası devletler ve kuvvetlerle sıkı bağlantısı olan Iraklı siyasetçilerin hedefledikleri gizli planlarını gün yüzüne çıkarmaktadır. Bunu dile getiren şuan ki Millet Meclisi Başkanı Selim el Ceburi, geçtiğimiz ayın Cuma akşamı Dijle (Dicle) kanalına yaptığı açıklamasında şunları ifade etmişti: “Iraklı siyasetçi kesimlerin tamamı, ulusal çıkarları gerçekleştirmede başarısız olunduğu bu dönemde hiçbir kanın dökülmemesi hedeflenerek ülkenin bölünmesi fikrine muvafakat ediyorlar. Ülkenin bölünmesine ve bölgelerin oluşturulmasına çağrıda bulunan sesler peş peşe gelmeye başladı. Bu öneri halkın büyük bir kesiminde ve siyasetçilerin arasında kabul gördü.”

Suud-i Arabistan, Türkiye, İran ve Amerika’nın ülkenin bölünme projesine karşı tutumuna değinen el Ceburi şunları kaydetti: “Ülkenin bölünmesinin Irak’ın bütün bölgelerinin çıkarına olduğunu dikkate alarak bize gerekli olan hiçbir kuvvetin müdahalesi olmadan gidişatımızı belirlemek.”

Bu nedenle Iraklı Müslüman Alimler Heyeti, aşağıda sıralanan maddeleri kamuoyuna sunmayı gerekli görmektedir:

Birincisi: Hiç şüphesiz bizler, şuan Irak ve halkının satışa sunulduğu bir manzara ile karşı karşıyayız. El Ceburi, yaptığı açıklamaları ile açık bir şekilde Irak’ı, şuan ki siyasetçilerinin ihalesinde açık artırmaya sunuyor. Bu siyasetçiler ki onlar hakkında şu ifadelere yer veriyor; “Siyasetçilerin geneli Irak’ın bölünmesi fikrine rıza gösterdi.” Sanki Irak onların mülkü ve sanki diledikleri gibi tasarrufta bulunmaları için halk onları yetkilendirmiş! Bu siyasetçilerin sadece kendilerini temsil ettiği herkes tarafından bilinmektedir. Oysa bu siyasetçiler, Amerika ve İran işgalini Iraklı halka dayatmış kimselerdir. Yukarıdan aşağıya kadar cürüm ve fesadın içine batmış kimseler olduğunda şüphe yok. Iraklı halkın iradesinden soyutlanarak bu yönde böylesine tehlikeli bir karar alma hakkını nereden buluyorlar?

İkincisi: Irak’ın ulaştığı kaotik ve fesat ortamının başlıca sebebi bu siyasetçilerin kendilerini seçmesidir. Halkın ve Irak’ın kendisine eziyet eden şuan ki siyasetçilerine toplu istifa çağrısı çıkmazından çıkarak, ülkeyi bölme fikrini dillendiren Millet Meclisi Başkanı da bu siyasetçiler arasındadır.

Üçüncüsü: Selim el Ceburi’nin halkın kendi gidişatı/akibeti belirleme hakkına yönelik açıklama yapması gerçekten şaşılacak bir durumdur. Ki bu kişi İran ile iletişime geçmeden ve ondan izin almadan Parlamento Başkanlığı makamını bırakmamıştır. Aynı şekilde bölgelerin çıkarlarından/maslahatlarından konuşması da garipsenecek bir durumdur. Oysa Diyala bölgesini kurban veren baş aktör kendisidir. Siyasetçilere uygunluk sağlamak için Millet Meclisi Başkanlığı döneminde bölgeyi kaybettiği herkes tarafından bilinmektedir. Diyala bölgesini yok eden ve orada yaşayan insanların kaçmasına sebep olan kişi hala övülmektedir. Cumartesi günü yaptığı açıklamada bu yöndeydi; Diyala bölgesinde yaşayan insanları kesen, bölgeyi tarumar eden ve insanların oradan kaçmasına sebep olan kişiler övgü ve metihlerle boy ölçüştürülüyordu. Hadi el Amiri’nin şuan lideri olduğu Bedr Örgütü’nün 34. yıldönümü münasebetiyle açıklama yapan El Ceburi şu açıklamalarda bulundu: “Bedr Örgütü , kutlamayı ve takdiri hak eden bir tarih taşıyor. Vatanın evlatları teröristlere karşı savaşıyor. Genel Sekreteri Hadi el Amiri, Irak’ın vefakar oğlu duruşunu sergiliyor.”

Diyala bölgesinde yaşayan büyük ve küçük herkes, Bedr örgütü ve lideri Hadi el Amiri’nin bu bölgeyi hedef alan, insanların oradan kaçmasına sebep olan ve o bölgede insanlara karşı her türlü insanlık suçunu işleyen öncüler olduğunu bilir. Bu konuşmaları yapan kimsenin, Irak’ın tamamının akibetine güven vermesinden ne beklenebilir ki?!!

Dördüncüsü: Selim el Ceburi’nin, yanında yer alan siyasetçilerin ve özellikle sünni siyasetçilerin bölgedeki rolleri, insanlara zarardan başka bir şey sunmayan seviyeye ulaştı. Bu kimseler hakkında artık kınama ve inkar açıklamaları yeterli sayılmamaktadır. Şuanda çağrı yapılan halkımız, bu kişileri hak ettikleri yere indirmeye ve hak ettikleri kelimeyi onlara yöneltmeye önceki vakitlerden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Tarihte her ne zaman vatan için kendilerini feda eden şehit isimlerinin yazıldığı beyaz sayfalar olmuşsa bunun tam karşısında ülkeyi silen, hak ve hak ehline isyan edenlerle dolu siyah sayfalarda yer almıştır. Şuanda halkımız, bu kimselerin tamamını siyah sayfalara yazacaktır.

Beşincisi: Selim el el Ceburi’nin konuşması, bizim sürekli dile getirdiğimiz “netice olarak ülkenin parçalanmasına sıkı sıkıya bağlanan federal projenin” doğruluğuna delildir. Irak Müslüman Alimler Heyeti bunları dile getirdiği zaman ve bu projenin tehlikelerinden sakındırmaya çalıştığı zaman bazı kimseler Heyet’e muhalefet edip söylediklerini reddetmişlerdi. Şuan siyasetçiler bizzat bunları dilleri ile doğrulamaktalar.

Altıncısı: Irak’ta krizlerin çözümü ülkenin bölünmesinde, bir yenilgiden tehlike boyutu daha büyük bir yenilgiye geçiş yapmakta değildir. Çözüm bu siyasetçilerin ve Irak’ın şuan da geldiği vaziyete sebep olan politikalarının açığa çıkarılmasıdır. Ayrıca bu kimselerin siyaset ortamlarından uzaklaştırılması, Irak’ı, birliğini, Iraklıları, haklarını ve değerlerini koruyacak yeni siyasetçiler ile değiştirilmelerindedir çözüm. Tabi bu, hakkı yerine getirecek, Irak’ı helak yollarına sevk eden mezhepçi ve ırkçı reflekslere son verecek gerçek bir Irak projesinin doğumu çerçevesinde gerçekleşecektir. Şüphesiz bu projenin hayat bulduğu gün Iraklılar için kurtuluş günü olacak. Allah’ın izniyle o gün gelecektir.

 

Genel Sekreterlik

18 Ramadan 1436    

  5/7/2015

 

Açıklamanın orijinal Arapçası için lütfen TIKLAYIN

 

Loading

Related posts

Leave a Comment