Cenevre Uluslararası Adalet Merkezi (Geneva International Centre for Justice) Diyala bölgesinde Şii milislerin Sünni vatandaşlara karşı şiddetini doğruladı. Sünni vatandaşları hedef alan şiddette şuan ki Irak hükümetinin de parmağı olduğunu belirten GICJ (Cenevre Uluslararası Adalet Merkezi), Iraklı Sünni vatandaşları bölgeden tasfiye ederken Şii milislerle hükümetin ortak hareket ettiğini vurguladı. Ayrıca vatandaşlara yönelik bu uygulamalarda kimlerin parmağı olduğuna dair bir ön liste hazırlandığı GICJ tarafından açıklandı.
Gazetelerin yayınladığı Merkez’e ait “Iraklıların Diyala’dan Tasfiye Edilmesi Suçu” adlı raporda, bölgede “mezhebi dinamiklerin” sebep olduğu ölümlerde daha önce benzerine rastlanılmamış bir şekilde artış olduğuna ve büyük göç dalgalarına şahit olunduğuna işaret edildi. Diyala bölgesinde Sünni Müslüman Arapları hedef alan “mezhebi dinamiklerin” aldığı canlar ve oluşturduğu göç dalgaları; entegre olunan planların, yönetimle bağlantılı birimlerin ortaklığının, bir hedefte buluşmuş ve bir projede ittifak etmiş çeşitli birlik ve kolların netice ve sonuçlarıdır.
Cenevre’de hükümetten bağımsız bir şekilde çalışmalar yürüten Merkez’in hazırladığı raporu, Mikdadiyye bölgesinde mezhepçi milislerin düzenlediği saldırılar esnasında yayınlamasına gazeteler tarafından dikkat çekildi. Hükümet tarafından desteklenen mezhepçi milislerin Mikdadiyye saldırısında, onlarca Sünni vatandaşın öldüğü ve 9 caminin ateşe verildiği biliniyor. Ayrıca hedef alınan Diyala muhafazasının başkenti Bakuba’nın kuzeydoğusunda yer alan Mikdadiyye bölgesine Cumhurbaşkanı Haydar El-Abadi ve Parlamento Başkanı Selim El-Ceburi’nin milisler tarafından tam bir kontrol sağlanması nedeniyle giriş yapmalarının engellendiği gelen bilgiler arasında.
Cenevre Uluslararası Adalet Merkezi tarafından yayınlanan raporda, El-Abadi hükümeti, Diyala bölgesinde etnik ve mezhebi dinamiklerin neden olduğu Iraklıların tasfiye edilmesi uygulamasına kasıtlı olarak katılmakla suçlandı. Nitekim El-Abadi hükümetinin Diyala bölgesinde Iraklıların tasfiye edilmesini mezhepçi milislerle beraber bizzat kendisiyle ilişkili birimlerin yaptığını kesin bir şekilde bildiği belirtildi. Hükümet kuvvetlerinin çeşitli sınıfları ile bu uygulamaya katıldığı ve uygulanması için çeşitli komplolara başvurduğu kaydedildi. Irak’taki hükümet kuvvetlerinin etnik temizlik çalışmalarını şiddetle sürdürdüğünün altı çizildi.
Hazırladığı raporda Mikdadiyye bölgesinin birinci dereceden etnik temizlik çalışmalarının hedefinde olduğuna dikkat çeken GICJ (Cenevre Uluslararası Adalet Merkezi), bölgede Sünnilere karşı Şiilerin çıkarlarına uyacak demografik değişim için çabaladıklarını ifade etti. Ayrıca parlamento üyelerini ve siyasetçileri maddi ve siyasi menfaatler karşılığında bu tarz uygulamalara katılmakla suçladı.
Merkez tarafından yayınlanan raporda Mikdadiyye bölgesinde onlarca masum vatandaşın ölümüne sebep olan ve en az 12 caminin mezhepçi milisler tarafından patlatıldığı son olaylara değinildiği gibi Mikdadiyye caddelerinde hoparlörle Sünni Müslüman Arapların tehdit edilmesi, mezhepçi sloganlar atılması ve orada yaşayan Sünnilerin bölgeyi terk etmesi için göçe zorlanılması raporda konu edildi.
Cenevre Uluslararası Adalet Merkezi (Geneva International Centre for Justice) hazırladığı raporda bir ön liste yayınlayarak Diyala bölgesinde yaşanan olaylarda parmağı olan kişilerin isimlerini paylaştı. Parmağı olan kişilerin ya bizzat bu olaylara teşvik eden kimseler olduğu veyahut bu olayları durdurmak için herhangi bir adım atmayan kişiler olduğu ifade edildi. Bu isimler arasında Cumhurbaşkanı Haydar El-Abadi, Nuri El-Maliki, Parlamento Başkanı Selim El-Ceburi, Bakanlar, Parlamento üyeleri, Diyala bölgesinin Parlamento vekili gibi isimler yer almaktaydı. Ayrıca milis komutanların isimlerine de yer verilen listede Bedir Örgütü lideri Hadi El-Amiri, Asaibu Ehlil Hak milislerinin komutanı Kays El-Hazeli, Diyala bölgesindeki askeri ve emniyet komutanları ve İran Devrim Muhafızlarına bağlı Feylaku’l Kudüs komutanı Kasım Süleymani gibi isimler listede baş sırada yer almaktaydı.
Merkez hazırladığı raporun sonunda, Diyala bölgesinde ve diğer Irak bölgelerinde yaşanan olaylardan Uluslararası Toplumları, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve İnsan Hakları Meclisi gibi Birleşmiş Milletler’e bağlı heyetleri sorumlu tuttu. Etnik temizlik suçunda parmağı olan kimselerin yargılanması için bölgeye bir grubun gönderilerek soruşturma başlatılmasına çağrıda bulundu.
HEYET Net
![]()