Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, 1920 Devrimi’nin 96. Yıldönümü münasebetiyle Irak halkına açık mektup yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
HEYET’ten 1920 Devriminin 96. Yıldönümü Münasebetiyle Irak Halkına Açık Mektup
Ey Sabırlı Irak halkı!
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!
İzzet ve iftihar devrimi 1920 Devrimi’nin 96. yıldönümünü karşıladığımız bugünde Irak, küresel ve bölgesel mezhep temelli gelişmelerin yükselişi hakkında büyük intikallere şahitlik etmektedir. Küresel, bölgesel veya Arap bölgelerinde istikrarı bozan, ülkenin güvenliğini ve gelecek jenerasyonları tehdit eden kaostan ve mezhepçi yükselişten Irak’ı ve bölgeyi kurtaracak çözüm için herhangi bir rağbet gösterilmeksizin.
Bu yıldönümü gelmekte ve şuan ki manzara hiç iç açıcı değil. Çünkü 1920 yıllarında Irak’ın manzarasıyla tamamıyla çelişmektedir. 1920 Devrimi’nde Iraklılar toplum olarak İngiliz işgalinden kurtulma amacı üzerinde birleşmiştiler. Çok zaman geçmesine rağmen onlar bu amaç üzerindeydiler. Ancak bugün, Iraklılar iki işgal olan Amerika, İran ve uzantılarının işgalinden kurtulma yolunda farklı farklı duruş sergiliyorlar. Ne ahit nede anlaşma gözetebilen siyasi kötü çeteler, onların saflarını çürütmektedir.
Ey değerli kardeşlerim!
Geçen şeylere binaen ve acı çektiğimiz olaylara muvafakat ederek aşağıda zikredilecek maddelerin düşünülmesi ve dikkate alınması gerekmektedir:
Birincisi: Irak’ın birliği, şuan içinde bulunduğumuz vaziyetten kurtulma beklentisi içerisinde sabır ve geciktirme dinamiklerimizden biridir. Özellikle iki seneden beri mücadele ettiğimiz ve bugün özel bir sürece girdiğimiz bu zaman diliminde. Bu da bizim problemimizin ve trajedimizin, halkının yöneticilere karşı devrim yaptığı Arap beldelerinin vaziyetinin aksine Amerikan işgalin ürünü olmasından kaynaklıdır.
İkincisi: 1920 devriminde alimlerin ekseriyeti mezhepçilik ve grupçuluğun aksine vatanın yanında yer aldılar. Birlik ve hayrı tercih etmek için komutanlara ve siyasetçilere yön verdi alimler. Nefislerdeki gizli hastalıkları dirilten, nefislerdeki şerri azdıran alimler olmadılar hiçbir zaman. Fitne alimleri, Irak’ın cesedinde felçli bir organ gibi durdular. Hevalara ve çıkarlara yardım etmek için yalana tevessül eden ve şerde çabalayan organlar oldu fitne alimleri.
Üçüncüsü: Iraklı aşiretler ulusal birliğin özü ve yardımcısı oldular her zaman. Bugün kendileriyle övündüğümüz iftihar ve kahramanlık destanlarını yazdılar tarihin sayfalarına. Her an kendisinden yardım aldığımız sebatlı duruş dinamiklerinin azığıdır bu. Şuanda aşiretlerin devriminin, kahramanlıklarının yıldönümünü kutluyoruz. Ki bu aşiretler ki, babalarının başarısını, atalarının saygınlığını tekrar elde etmek için bugün himmetleri uyandırdı. Ey Zevalim, Alu Fetle, Beni Hasen, El-Avabid, Beni Yasir, Beni Hacim, Beni Arid, Uzeyrec, El-Akra’, Elbusultan, Rebia, Zube’, Elbu Muhyi, El-Masalahe, Benu Temim, Elbunemr, El-Azza, El-Kerhiyye, El-Kubeyşat, El-Delu, Es-Surciyye, El-Berzaniye, Alu El-Hafid, Er-Refi’, Elbu Metyut, Amr Şamuma torunları! 1920 devriminde atalarınızın bıraktığı mirasa sahip çıkın! Yaralı Irak’ınıza sahip çıkın!
Dördüncüsü: Bizim bugünkü çarpışmamız herkese açıktır. Bu ahlak savaşıdır, niyetlere ve azimetlere meydan okuma savaşıdır. Bu savaş Irak’ı tercih etme ile partileri, mezhepleri ve grupları tercih etme arasındaki ayırım savaşıdır. Doğruluğu ve sebatı tercih etmekle prensipten soyutlanmış duyguları ve gizli fesadı çağırmayı, güvenliklerle avunmayı, acıyla örülmüş batıldan mülhem karışık rüyaları tercih etme arasındaki savaştır. Cesede, şekle, ruha ve yönelime değinecek olursak İran hevası ve saikleridir.
Beşincisi: Geçen şeylere binaen, bugünkü duruş önceki eski duruş gibi değildir. Saflar birbirinden ayrıldı, herkes kendi oluşumunu ön plana çıkardı, herkes sırrını açık etti. Böylece Irak’ın akibeti ve halkının acıları birçok kişinin nazarında, siyasi arenadaki veya köle pazarındaki kazançlı bir ticarete dönüştü.
Altıncısı: Felluce, ahitleştiğimiz gibi Irak’a, halkına ve vatanına karşı her zaman vefalı bir duruş sergiledi. 1920 devriminde Britanya işgaline karşı durdu, Britanya kuvvetlerinin yardım yolunu kesti, Fırat’ta gemilerini yaktı, güneyde ve ortada halkımızla savaşan askerlere destek gitmesine engel oldu. Amerika işgalinde de aynı şekilde Irak’ı himaye etme görevini üstlendi. İşte bugün mezhepçi ayak takımının, işgalci artıklarının ve İran uzantılarının dahil olmasına rağmen üçüncü savaşa çıkmaktadır. Şöyle ki söz konusu bu güçler Felluce topraklarına girip bütün mezhepçi amilleri, öfke ve nefreti kullanarak Felluce topraklarını kirletmektedirler.
Yedincisi: Felluce şehri, Irak’taki Amerika işgalinin ve bu işgalin devamı hükümetlerin elleriyle yaklaşık 13 seneden beri içine düşülen zulüm ve zorluklardan kurtulmak için Iraklıların arzularından bildiğimiz gibi sadece yorum halidir. Şuanda güzel bir karşılık vermeye, yaşadığı bu mihnede yanında yer almaya, yaralarını sarmaya ve halkına yardım ulaştırmaya çok fazla ihtiyaç duyulmaktadır.
Sekizincisi: Şuanda içinde bulunduğumuz mihneden kurtulmanın yolu yeni bir saflaşma ve safları düzenlemeyi tekrardan elde ederek mümkündür. Ki bu düzenleme dinin sabitelerine, vatanın çıkarlarına ve bütün Iraklıları kapsayan hayır amaçlarına muvafakat etmelidir.
Dokuzuncusu: Aylardan beri Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin başlatmış olduğu Kapsamlı Irak projesi/girişimi, birçok ulusal çabanın semeresidir. Bize düşen aşamaların şartlarını dikkate alarak ancak ona katılım göstermek, birliği sağlamak, formülünü tekrar canlandırmaktır. Birçok kesimin dayattığı bütün ceza ve yaptırımlara rağmen HEYET, bu girişimi sürdürmede ısrarlı davranmaktadır. Bu kesimlerin başında maalesef ulusal kuvvet ve bazı Iraklı şahsiyetler gelmektedir. Bu kimseler bu girişimde aradığı şeyi bulamadılar veya Irak’ın mücerret maslahat hesaplarının dışında ezici şartlara boyun eğiyorlar yada siyasi tecrübenin azlığı ve meyveyi olgunlaşmadan toplamada acele eder bir pozisyonda duruyorlar.
Onuncusu: Irak Müslüman Alimler Heyeti, ulusal diyalog kapılarını bunu kabul eden, birlik davetine icabet eden kuvvetler arasında açma gayretine devam ediyor. Bu birlik ki, buna icabet etmek için Irak’ın bazı kapsamlı projelerini erteledik, gerçek ulusal Irak projesi üzerinde birleşebilmek için.
Irak Müslüman Alimler Heyeti, partileri, kuvvetleri, blokları, toplulukları ve bağımsız şahsiyetleri Iraklı halkın beklentilerini ifade eden, önümüzdeki aşamaların karanlıklarında yol göstermede kandil niteliğinde olan ulusal misaka davet etmektedir. Genel ulusal çerçeve planının gerçekleşmesinden sonra bu girişimde çağrı yapılan asıl hedef budur. Umulur ki ulusal misak buna sebep olur.
Bu münasebetle Irak Müslüman Alimler Heyeti, ortak bir noktaya ulaşmak için görüşlerini ifade edebilmeleri, münakaşasını yapabilmeleri ve projelerini dile getirmeleri için söz konusu bu kuvvetlere yönelik uygun bütün şartlarının oluşturulduğunu ilan eder. Bu yolda bütün imkanlarını kullandığını ifade eder. Sürekli hatırlattığı ve uyarıda bulunduğu şu konuyu da bir kez daha tekit eder; HEYET, ulusal çalışmada bir cüz olmaya devam edecektir. Bizzat aktif öğe olmaya yolunda çabalayacaktır. Bazılarının zihinlerinde peyda olan mananın sadece gözeticisi olmayacaktır.
Son olarak; sizlerin ve İslam ümmetinin Ramazan ayının bitişini ve Ramazan bayramının gelişini kutlarız. Bizim ve sizin oruçlarımızı, namazlarımızı ve dualarımızı kabul etmesini Allah’tan dileriz. Irak’a kurtuluş takdire etmesini, olayları hayırla sonuçlandırmasını, ülkelerinin içerisinde ve dışarısında göçmen ve muhacirlere hayırlı bir son vermesini niyaz ederiz.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun.
Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği
25 Ramadan 1437
30/06/2016
Mektubun Arapça Metni için lütfen TIKLAYIN
![]()