2001-2003 yılları arasındaki süreçte neredeyse 950 yalana ulaşmış Amerika idaresinin ve küçük Bush’un ortaya attığı yalanlar, iddialar ve bahaneler kullanılarak Amerika idaresinin öncülüğünü üstlendiği Irak’a karşı 2003 işgali ve savaşı sonrasında işgalci kuvvetler ve onların avaneleri bu ülkeyi tamamıyla yıkıma uğrattı.
Bu yıkımdan siyaset, sosyal, iktisat hatta ziraatın çeşitli alanları payına düşeni aldı. Şöyle ki; Amerikan şirketlerinden birine Iraklı çiftçileri öldürücü tohumları satma imkânı sağlayacak 89 numaralı kanun Amerika yetkilileri tarafından yayınlandı. Tabi bu, işgalci kuvvetlerin uranyum kullanması neticesinde Irak topraklarından faydalanılmadığı bir vakitte gerçekleşti. Kullanılan uranyum, kanserojen maddeler karşısında Iraklı halkın arasında kanser hastalıklarının yaygınlaşmasına sebep oluyordu.
Bu bağlamda aslen Iraklı olup Amerika’da yaşayan çevre uzmanı ve doktor Dahlia Vasfi, Baas rejimi sonrası Irak Devlet Başkanlığı statüsünde Geçici Koalisyon Yönetimi başkanlığı yapmış Amerikalı diplomat Paul Bremer’i, Irak bölgesinde ziraatı yok etmekle suçlamıştı. Buna neden olarak, çiftçilerin tohum depolarından mahrum bırakılmasını yada tohumların değiştirilmesini veya hasat ettikleri şeylere ziraatın iade edilmesini göstermişti. Paul Bremer’in iki Amerikalı şirkete, açlık, fakirlik ve hizmet yoksunluğuyla boğuşmaya devam eden bu ülke halkının acıları üzerinden büyük kazançlar elde etmeyi hedefleyerek ithal tohumların ve Irak’a has gübrelerin stoklanması hakkını verdiğini vurgulamıştı.
Gazeteler Dahlia Vasfi’nin şu sözlerine yer veriyor: “Irak’ın imarını canlandıran çalışmaları belirleyen 100 emir yayınladı Bremer. Bu emirler arasında ziraat alanını yok edecek 81 numaralı emirde bulunmakta. Bu canlı toprakların akıbeti Monsanto şirketinin inisiyatifine, canlılık tekniği ve tohum üretimi için terk edildi. Aynı şekilde kimyevi ve zirai üretim için Cargill, Dow Chemical şirketi vekil kılındı Bremer tarafından. 2005 yılının girmesiyle, Iraklı çiftçilere tohum stoklama veya tebdil etme izni verilmeyen emir karşısında tohum ihtiyacının %4’ünden başka bir şey elde edemedi Irak. İşte bu durum, 1991 yılından beri dayatılan zalimane abluka karşısında ayakta kalmaya çalışan Irak’ın ziraat sektörünün çökmesine neden olsu.”
Haber ajansları, Dahlia Vasfi’nin konuşmasının çok fazla ilgi görerek yaklaşık 1 milyon 115 bin kez Facebook’ta görüntülendiğini belirtti. Vasfi’nin konuşması, geçtiğimiz Haziran ayının 21’nde en az 40 devletin şahit olduğu Monsanto şirketine karşı protesto yürüyüşlerinin 4. yıldönümüne denk gelmekteydi.
Haber ajansları, Amerika kaynaklı Monsanto şirketinin genetiği oynanmış tohumları Irak’a pazarlamasının ve mahsulün semeresi elde edildikten sonra çiftçiler için ziraatı bir daha canlandırmasının mümkün olmayacağının Vasfi tarafından ortaya çıkarıldığına işaret etti. Bremer tarafından yayınlanan 81 numaralı emrin Amerika kaynaklı dev şirketlere kapıyı ardına kadar açtığı gerçeğini vurguladı. Bu şirketlerin arasında yukarda zikredilen 2 şirketinde olduğu belirtilerek bu şirketlerin bu tohumların üretimini stoklayarak ve ziraatta kullanılması gereken özel gübrelerle karıştırılarak korkunç kazançlar elde ettiğinin altını çiziyor Dahlia Vasfi.
Dahlia Vasfi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bush idaresi o zamanlar Daniel Amstutz’u kimyevi yapım ve tohum üretimiyle ilgilenen Cargill şirketinin başkan vekili olarak atamıştı, Irak’taki tarım alanlarını hegemonyası altına almayı hedefleyerek. Ayrıca onu, şirketin kanserojen içeren tohum üretiminde elde edilen tecrübeler için uzman olarak seçmişti. Brileşmiş Milletler uzmanları, Iraklı halkın işgal başladığından beri gıda maddelerinin eksikliğinden ve yaşam için en basit ihtiyaçlarının olmamasından acı çektiğini 2005 yılında açık bir şekilde vurgulamıştı.”
1971 yılında New York’ta dünyaya gelen Dahlia Vasfi’nin 2006 yılının ortalarında Irak’a üç ay süren bir ziyaret gerçekleştirdiği belirtiliyor. Amerika’ya dönmeden önce Kongre önünde bir grubun önünde yaptığı konuşmaya açıklık getirmek için Basra’yı gezdiği ifade ediliyor. Güvenliğin çökmesine, hizmetlerin durmasına ve işsizliğin artmasına neden olan işgalden sonra Irak’taki bu durumun, dünya ülkeleri arasında en kötüler listesinin başına geçmesine neden olmuştur.
İşgalden sonra yaklaşık 14 ay Irak’ı yöneten Paul Bremer’in Iraklı halka mal ve can kaybı olarak dönen stratejik hatalar yaptığı itirafından bulunduğu biliniyor. Kendisi George Bush ve dönemin savunma bakanı Donald Rumsfeld’in Irak’ın her köşesinde iç çatışma ve ayaklanmaları bastırmayı bahane ederek Irak’ta kuvvetleri artırmaya teşvik ettiğini vurgulamaktadır.
HEYET Net
![]()