HEYET’in Basın Sorumlusu: Musul Operasyonunun Baş Aktörü İranlı Milislerdir

Heyet.net/İstanbul

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde enformasyon görevi yürüten Kültür ve Basın Birimi sorumlusu Dr. Abdülhamit El-Ani, basın organları, siyasiler ve hükümet yetkililerin servis ettiği bahanelere bakıldığı takdirde Musul operasyonunun, genel olarak bölgedeki Sünnileri ve özel olarak Musul halkını hedef aldığı saptamasının kolay bir şekilde yapılabileceğini vurguladı.

Uluslararası Siyasi Forum (International Political Forum)’un Pazar günü İstanbul şehrinde düzenlediği “Musul Çağrısı” adlı toplantıda konuşma yapan HEYET yetkilisi Dr. Abdülhamit El-Ani şunları söyledi: “Musul operasyonunu iki alana hasrederek konuşmak, iki alandan birine itiraz edeni öteki alanı savunuyor şeklinde tasnif etmek, dar bir bakış açısının sonucudur. Özellikle siyasilerden, sarıklılardan, din adına konuşanlardan birçoğu bu ahlakı benimsemekte ve bu eksende hareket etmektedir.”

Enformasyon yetkilisi Dr. El-Ani, Musul’a yönelik düzenlenen operasyon sürecinde doğru olan pozisyonun, Musul halkını, milyonlarca masum vatandaşı ve çevre halkını müdafaa etmek olduğunu savundu. Musul halkının da parçası olduğunu kabul ederek hedef alınan İslam ümmetini himaye etmek için bunun gerekli olduğunu vurgulayan El-Ani, operasyon öncesi Nuri Maliki’nin operasyona dair açıklamalarını delil olarak sundu. Nuri Maliki, operasyon öncesi şunları söylemişti: “Geliyoruz Ey Ninova! Geliyoruz Ey Rakka! Geliyoruz Ey Halep! Geliyoruz Ey Yemen!”

Dr. El-Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu savaşı reddetmemizin başlıca nedenleri arasında Amerika’yla koalisyon sağlayan İran desteğini ve İran’ın bölge projesini kabul etmeyişimiz bulunmaktadır. Irak Müslüman Alimler Heyeti ve çeşitli basın organları, bu operasyonun baş aktörü olan İranlı milislerin işlediği suçları ve ihlalleri gücü yettiği oranda ortaya çıkartmaya çalışmaktadır. Bu savaşın aktif komutanı, tugayı altında hükümete bağlı resmi emniyet kuvvetlerinin yer aldığı Kasım Süleymani’dir. Yine Musul ehline karşı intikam sloganları atan mezhepçi milislerde bu operasyonda destek kuvvetleri olarak yer almaktadır. Söz konusu operasyonu bu milisler, adl-i ilahi olarak nitelendirdikleri devlet sistemini kurma aşaması olarak vasıflandırmaktadırlar.

Dr. El-Ani, Kasım Süleymani’ye İranlı ve Amerikalı uzmanlar olarak nitelendirdikleri binlerce uzmanın yardım ettiğini belirtti. Öncülüğünü Amerika’nın yürüttüğü Uluslararası koalisyon güçlerine ait uçakların, Kasım Süleymeni’yi ve ona bağlı milisleri koruduğunu açıkladı. Bunun dışında Musul halkına karşı kin ve intikam duyguları besleyen Peşmerge kuvvetlerinin, Kürt emniyet birimlerinin, Ezidi milislerin, bir kısmı Peşmerge ve Ezidi milislerle gizli bir şekilde giren, diğer bir kısmı ise açık bir şekilde Musul operasyonuna katıldığını ilan eden PKK milislerinin de Kasım Süleymani ve adamlarını koruduğu ifade edildi.

Bu bağlamda Dr. El-Ani konuşmasına şöyle devam etti: “Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak İran projesiyle beraber hareket eden kesimlerin yanında yer alınması, hedef alan taraf olmasına rağmen onun yanında pozisyon alınmasını garip karşılıyoruz. Bu pozisyon alma sadece askeri alanla sınırlı değildir. Aksine medya ve siyasi olarak sözlü bir destek söz konusudur. Bunlardan bir tanesi de İranlı milisleri masumlaştırıp meşrulaştıran “Musul’un özgürleştirilmesi” kavramının kullanılmasıdır. Hangi bahane olursa olsun bu operasyonu meşrulaştıranlar, milislerin dökmeyi istediği kandan, öldürmeyi istediği candan ve el koymak istediği maldan tamamıyla sorumludur. Hatta genel olarak bölgede Sünnilerin karşılaşacağı her bir olaydan sorumludurlar. Tıpkı mezhepçi milislerin yıkıma uğrattığı ve özgürleştirme olarak vasıfladıkları Felluce ve diğer Irak şehirlerinde yaşananların günahlarından sorumlu tutuldukları gibi.

Iraklı halkı kuşatan felaket ve trajedilerden kurtuluş hakkında Dr. El-Ani, sorunun köklerine inmemiz gerekmektedir açıklamasında bulundu. Yaşanan problemi daha bir kompleks hale sokan parçalı, yarım yamalak çözümlerden sakındıran El-Ani, bizzat problem olanları masumlaştıran ve onları dayatan varsayım üzerine üretilen çözümlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Siyasi Forum (International Political Forum)’un düzenlediği toplantıya Irak’tan ve çeşitli Arap devletlerinden birçok seçkin isim katıldı. Söz konusu toplantının sonuç bildirgesinde birçok önemli noktaya dikkat çekildi. Irak’taki Sünni halka karşı katliam, tehcir  ve çeşitli cezalandırmalar gibi mezhep temelli politika ve hareketlerin reddedilmesi, Arap devletlerin bölgedeki yetersizliği, teşkilatların yaşanan olaylara seyirci kalması dikkat çekilen noktalar arasındaydı.

Aynı şekilde Musul operasyonunun “Musul’un özgürleştirilmesi” olarak isimlendirilmesi de sonuç bildirgesinde eleştirilen konular arasındaydı. Bildirgede, Musul halkının maruz kaldığı ihlallerden Bağdat hükümeti sorumlu tutuldu. Uluslararası koalisyon devletleri, Amerika, İngiltere, Fransa da destekledikleri milislerin işlediği suç ve ihlallerden dolayı sonuç bildirgesinde sorumlu tutuldu.

 

HEYET Net

Loading

Related posts