Amerikalı kuvvetlerinin 2003 yılının Mart ayında temiz Irak topraklarını kirlettiği ilk günden bu yana söz konusu işgalci kuvvetlerinin masum Iraklı halka karşı işlediği insan hakları ihlallerinin ve vahşet dolu suçlarının sır olarak saklanması ve nisyan dünyasına kapatılması mümkün değildir. Nitekim bu tür çirkin suçların, zaman aşımı ve eskimeyle düşeceği imkan dışıdır. İşgalin gölgesinde yer alan hükümette görevli işgalci kuklalarının bu suçların üstünü örtme, geçtiğimiz 14 sene boyunca bu suçlara değinmeme çabalarına rağmen bu önemli sorun, insan hakları savunusuyla ilgilenen örgütlerin, heyetlerin ve şahısların araştırma ve soruşturma konusu olarak kalmaya devam edecektir.
2004 yıllarının başlarında bütün dünya, Başkent Bağdat’ın batısında yer alan Ebu Garib hapishanesinde işgalci Amerikan kuvvetlerinin işlediği rezilliklerin en büyüğüne şahit oldu. Bu, tutukluların maruz kaldığı bedeni ve psikolojik ihlaller, işkence ve öldürme suçlarının yayınlanması aracılığıyla gerçekleşti. Şöyle ki; mahkumlardan 4 kişinin, insan hakları savunusuyla ilgilenen teşkilatlara şikayette bulunmasının ardından bu ihlallerin ortaya çıkması için hapishane ziyaret edildi ve kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
2007 yılında ABD’li belgesel yönetmeni ve yapımcısı Rory Kennedy Ebu Garib’in Hayaletleri adını taşıyan belgeselinde şu soruya cevap verilmesi talebinde bulundu: Amerikalı askeri kuvvetler neden mahkumlara işkence uyguladı? Ancak Amerika idaresi, hapishane içerisinde kuvvetlerinin işlediği ahlaksız suçlarının görüntülerinin yayınlanmasından sonra sadece şekilsel bir soruşturma başlattı. Şöyle ki; 8 yıl cezaya çarptırılan ve daha sonra cezası hafifletilerek sadece 8 aya indirilen Çavuş Michael Simith örneğinde olduğu gibi düşük askeri rütbelileri suçladı. Aynı şekilde Yüzbaşı Martin, 2008 yılında sadece 45 gün ceza yattı ve 12 bin dolar para cezası ödedi.
Ebu Garib hapishanesinde işlenen suçlardan dolayı 3 sene ceza yiyen Lynndie England, Ebu Garib hapishanesinde yayınlanan işkence görüntülerin, mahkumların asla yapmadığı şiddet suçlarını kabul etmeye mecbur bırakmayı hedefleyerek yapılan işkencelerin ve işlenen ihlallerin sadece küçük bir kısmını teşkil ettiğini itiraf etmişti.
Ebu Garib hapishanesinde mahkumlara karşı Amerikalı kuvvetlerin işlediği suçları yeniden ekranlara taşıma noktasında Amerika yargısı, Amerika Savaş Bakanlığı (Pentagon)’un bu suçları ortaya koyan bir grup resmi ortaya çıkarmasını öngören yeni hüküm çıkarttı.
Haber ajansları Manhattan eyaletindeki Hakim Alvin Hellerstein’in karar hakkında şu sözleri paylaşmaktadır: “Bu resimlerin ortaya çıkartılması onaylanmıştır. Çünkü Savunma Bakanı Ashton Carter, bunların yayınlanmasını kararlaştırmamıştı. Dışardaki Amerikalıların hayatı tehlikeye nasıl arz edilir.”
Haber ajansları, Hellerstein’in kararının, Amerika Sivil Özgürlükler Birliğine ve diğer eski savaşçı hakları savunusuyla ilgilenen heyet ve teşkilatlara yardım niteliği taşıdığına dikkat çekti. Söz konusu heyet ve teşkilatlar, 2004 yılında özgürlük yasası mucibince resimlerin ortaya çıkmasını öngören davayı açmıştı.
Haber ajansları, Ebu Garib hapishanesinde mahkumlara yönelik işgalci Amerika kuvvetlerinin kötü muamelelerini ortaya çıkartan resimlerin 2004 yılında ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekti. Mahkumlardan bazıları şu açıklamalarda bulunmuştu: “Bizler hem bedensel hem de psikolojik ihlallere, elektrikle işkenceye, kanıtsız idam cezalarına maruz kaldık.” Davada yayınlanması talep edilen resimlerin gerçek sayısı ortaya çıkmamasına rağmen mahkeme belgeleri ve kongre arşivlerine göre 2 bin resim olduğu takdir ediliyor.
Bu bağlamda haber ajansların Avukat Lawrence Asberg’in şu sözlerine yer verdi: “Bu resimler, tarihimizde üzerinde önemle durulması gereken hüzünlü bir bölümü temsil etmektedir. Demokrasimizde genel görüşten gizlenmemesi gereken tarihi bir öneme sahiptir.”
Haber ajansları, Hakim Hellerstein’in 2015 yılında Iraklı mahkumların görüntülerini daha fazla ortaya çıkarma emrinden sonra Savunma Bakanı Ashton Carter’in sadece 198 resmin yayınlanmasına izin verdiğini ve diğerlerini gizlemeye devam ettiğini vurguladı.
Gazeteci-Yazar Thomas E. Ricks Foreign Policy dergisinde yayınlandığı makalesinde şunları dile getirdi: “Amerikalı askerler bazıları, Iraklılara karşı ihlallerde bulundular. Bunlar arasında Ebu Garib hapishanesinde mahkumlara işkence olduğu gibi Irak’ta yaptıkları hırsızlıklarda yer alıyor. Bu kimselerin mahkemeleri de kurulmadı. Enbar muhafazasında yer alan Hadise kazasında Amerikalı kuvvetlerin işlediği suçlar hala zihinlerimizde tazeliğini koruyor. 14 yaşındaki bir kıza tecavüz edip ardından yakarak öldürmüşlerdi.”
Geçen şeylere binaen tekrardan gün yüzüne çıkan Ebu Garib hapishanesinde yaşanan çirkinlikler, demokrasi ve insan hakları yalanlarına devam eden Amerika idaresinin işlemiş olduğu en büyük suç ve en açık insan hakları ihlali hususunda görgü tanığı olarak kalacaktır. Aynı şekilde Ebu Garib hapishanesi, Iraklı mahkumlara yapılan işkence ve ihlal suçlarını işgalci hükümetinde yer alan yetkililerin onayladığını ve onlara katılım gösterdiğini doğrulayan bir şahit olarak kalacaktır. Söz konusu bu mahkumlar, hala hükümet zindanlarında yatmakta ve 2003 yılından beri yatan bu masum insanlar için bütün dünya sessizliğini korumaktadır. Hatta bugün bile insanlığın yüzüne çarpan tehlikeli ihlaller ve zulüm uygulamaları devam etmektedir.
HEYET Net
![]()