İşgalci Amerika’nın ayakları Irak’ın temiz topraklarına değdiğinden beri Iraklılar gerçek bir sevinç ve mutluluk hissedemediler. Onlar ayak bastığından beri ülke, bir türlü kurumak bilmeyen kan gölüne döndü. Sevinç, güvenlik, istikrar ve devletlerin refah ve tehlike arasında tasnif edildiği diğer amiller gibi şeyler şuanda Irak’ta nispiliğe dönüştü.
Onların ayak basmasından bu yana insanlar, yaraların üstesinden gelmeyi alışkanlık edindi ve bunca eleme rağmen gülümseyebildi, çocukları mutlu edebildi. Özellikle bu duygular, bayramlarda daha bir kendisini gösterir. İşgal öncesi mutlu bayram anılarının yaşandığı türden bir duygudur bu. Ancak bu sevgi basit bir şekilde çekilip gidiyordu. Hayatım üzerine yemin olsun ki bu suçun zirvesidir.
Bu bağlamda haber ajansları, Milli Güvenlik Komitesi ve İran Şura Meclisi Dış Siyaset Üyesi Muhammed Hasan Asfari’nin Pazar günü yaptığı açıklamasında İran Devrim Muhafızlarının Karede patlamasını gerçekleştirdiğini itiraf ettiğini aktardı. Ramazan bayramı öncesinde meydana gelen söz konusu patlamada yüzlerce ölü ve yaralı olduğu biliniyor. Bu itiraf, Başkent Bağdat’ı ve diğer muhafazalarda devamlı meydana gelen patlamalarda Tahran’ın parmağı olduğuna işaret ediyor.
Haber ajansları Asfari’nin şu sözlerine yer verdi: “İran Devrim Muhafızlarında bazı yetkililerin sebep olduğu yasal olmayan bazı hatalar bulunmaktadır. Bu bunlar, İran’ın milli güvenliğine de bir şey kazandırmamaktadır. Bunun en basit örneği, başkent Bağdat’ta küçük bir yangın yaktıktan birkaç dakika sonra Bağdat’ın ortasında yer alan Karade mıntıkasında geçtiğimiz Ramazan ayında büyük bir yangına dönüşmesidir. Bazı kimseler, savaşı taşıma/nakletme kavramlarını hatalı bir şekilde tefsir etmektedir.” Ayrıca İran Devrim Muhafızları komutanlıkları kapsamında uluslararası siyasette uzman kimselerin seçilmesinin gerekliliğine, Irak ve Suriye başta olmak üzere dış olayların idaresinde uzmanlardan yardım alınmasının önemine işaret etti.
3 Temmuz 2016 yılında Başkent Bağdat’ın ortasında yer alan Karade mıntıkasında meydana gelen patlamada 324 kişi hayatını kaybetmiş ve 250 kişi de yaralanmıştı. Cesetler kömürleştiği gibi birçok kimse ailesinin ve yakınlarının cesetlerini bulamamıştı.
Bu arsız açıklamadan sonra yönetim partilerinin bizzat İran’ın emirlerini yerine getirdiği doğrulanmıştır. Nitekim patlama, hükümete bağlı güvenlik birimlerinin ve milislerin denetiminde olan mıntıkada meydana geldi. Asfari’nin patlamanın ilk planlayıcısı olarak tanımladığı Devrim Muhafızlarına bağlı oldukları gibi patlayıcı yüklü araç Diyala muhafazasında patlamanın yaşandığı mıntıkaya gelinceye kadar koruması sağlandı. Buna ek olarak, bu olaydan en çok faydalanan bölgedeki uluslararası Emlakların genelini ele geçiren aynı kimselerdir.
Irak’ta halk oluşumların arasındaki fitneyi alevlendirmek için bayramda Bağdat’ı kan gölüne çeviren bu büyük olay karşısında 2013 yılında Irak’ta Amerikalı General George Casey’in “2006 yılında Samarra şehrinde bulunan iki askeri imam Ali Hadi ve Hasan Askeri’nin türbelerinin patlatılmasında İran’ın parmağı olduğu” itirafını hatırladık. Şöyle ki Irak’taki mezhepsel çatışmanın ilk kıvılcımına bu patlamalar neden olmuştu. Casey, İran’ın amaçlarına ulaşmak için Irak’taki mezhepçi milisleri kullandığını, Irak’ın büyük bir bölümünü milislerin eğitilmesi için sahaya çevirdiğini vurguluyor.
Casey, Samarra’daki türbeleri hedef alan saldırıda İran’ın parmağı olduğu sıralarda Nuri Maliki’ye Irak’ın genelinde milislerin yaygınlaştığını haber verdiğini belirtiyor. Ayrıca Amerika işgalinden sonra Irak’ta nüfuzunu artırmakla İran rejimini suçluyor. Bu siyasi partileri ele geçirmekle ve para ve silahlı milislerle destek sağlayarak gerçekleşmiştir.
Ancak bütün geçen şeylerden sonra Irak’ta Siyasi Çalışma olarak isimlendirilen bu komik tiyatro ne zamana kadar devam edecek? Siyasi tarafların işgalci Amerika ve İran’ın elinde kukla oldukları açıktır. Iraklıların kanları her ne kadar kanarsa kansın onların gayretlerini ve cesaretlerini harekete geçirmeyecek. Onlar, Iraklıların acılarından beslenen kan emicilerden başkası değildirler. Yönetim partilerinin bunca ihanetine rağmen Iraklılar önümüzdeki seçimlerde seçime katılacaklar mı?
HEYET Net
![]()