Irak Müslüman Alimler Heyeti dün yayınladığı açıklamada Suriyeli halkın acıları ve devam eden felaketleri üzerinden askeri başarı elde etmek için her türlü yöntemi kullanan Suriye rejiminin işlediği bu vahşi katliamı şiddetli bir şekilde kınarken masum sivillerin hedef alınması suçunda uluslararası toplumu da sorumlu tuttu.
Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Milletler tarihinde benzeri az görülen, dilin dahi nitelendirmeye gücü yetmediği görüntüler içerisinde Suriye rejimi, dün sabah saatlerinde İdlip muhafazasının güney kırsalında yer alan Han Şeyhun bölgesindeki sivilleri hedef alarak zehirli (klor) gazla onları bombaladı. Son olmayan açıklamalara göre geneli kadın ve çocuk olan sivillerden 100 kişi hayatını kaybederken 400 kişi söz konusu gazdan etkilendi.”
Açıklamada çirkin saldırının acı dolu görüntüleri basın organları aracılığıyla belirli aralıklarda gelmeye devam ederken sivil insanların canına kasteden bu çirkin suçun korkunç boyutları ortaya çıktığı ifade edildi. Yayınlanan görüntülerde ailelerin toplu bir şekilde veya bireylerinin genelinin hayata gözlerini kapattığı göründüğü gibi parlayan gözlerle hayattan ayrılan çocukların belirdiğine dikkat çekildi.
Irak Müslüman Alimler Heyeti işlenen bu katliamı şiddetli bir şekilde eleştirerek şu ifadelere yer verdi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, Suriyeli halkın acıları ve devam eden felaketleri üzerinden askeri başarı elde etmek için her türlü yöntemi kullanan Suriye rejiminin işlediği bu vahşi katliamı şiddetli bir şekilde kınamaktadır. Aynı şekilde HEYET işlenen bu vahşi katliamda, Suriyeli halkın canını hafife alması, Suriyeli halkın hedef alınıp cezalandırılmasında rejimi kendi haline bırakması nedeniyle Suriye rejimiyle iş tutan uluslararası toplumu sorumlu tutmaktadır.”
Genel Sekreterlik tarafından dün yayınlanan açıklamada Suriye rejiminin çirkin hedeflerine vurgu yapılarak bu hedeflerin altında demografik yapının değiştirilmesi ve ayrıca ülkenin mezhep temelli bir parçalanmaya sevk edilmesi amaçları yattığına dikkat çekti: “Şam, Humus ve diğer şehirlerdeki mıntıkalardan çıkartıldıktan sonra göç etmek zorunda kaldıkları mıntıkalarda sivillerin hedef alınması, İdlip ve Halep’te göçmenler ve muhacirler için güvenli bölge olması düşünülen mıntıkalarda rejimin habis amaçlarının ne olduğunu yeterince göstermektedir. Söz konusu mıntıkalarda demografik yapıyı değiştirmeyi öngören projenin bir parçası olduğu gibi ülkenin mezhep temelli parçalanmasını öngören projenin de bir parçasıdır. Bu durum gücü yeten herkese, işlenen bu kasıtlı suçlara son verme ve hangi yol olursa olsun buna engel olma sorumluluğu vermektedir.”
![]()