100 milyon dolardan daha fazla bir para kullanılarak Nuri Maliki hükümeti tarafından ithal edilen bomba dedektörü skandalından yaklaşık 10 yıl geçmesinin ardından, Haydar El-Abadi hükümetindeki gözlemci daireler, bu skandalda parmağı olanlar hakkında tekrardan soruşturma açılmasını öngördü. Gerçek faillerinin yargıya teslim edilmediği bu skandalda, Dürüstlük Komisyonu tarafından bu evraklar üstü örtülmüştü.
Haber ajansları özel olarak nitelendirdiği kaynakların şu sözlerine yer vermektedir: “Bu cihazların ithal edilmesi hakkında hassas dosya ve belgelerin araştırılması tamamlandığı bir vakitte soruşturma ekibi, soruşturma açmak için fiili olarak iletişimlere başladı. Bunlardan en dikkat çekeni F.D. adlı iş adamının mail üzerinden yazışmalarıydı ki; tedbiri elden bırakmamayı ve söz konusu cihazların Seyyit Sultan Ali çarşısında veya Bağdat’ın merkezinde bulunan Senek mıntıkasında satılmasını talep ediyordu. Bu durum bunların sahte olduğunu ve büyük bir hile olduğunu doğrulamaktadır.”
Haber ajansları, araştırmanın, Nuri Maliki döneminde hükümet kuvvetlerine ve İçişleri Bakanlığına bu cihazların kullanılmaması yönünde uyarıda bulunan uluslararası koalisyon kuvvetleri danışmanının tavsiyesi üzerinde geliştiğine işaret ediyor. Söz konusu danışmanın, bu cihazları bir aldatmaca olarak nitelendirdiği ve daha Vietnam ve şiddet yaşanan devletlerde benzeri yaşandığı uyarısında bulunduğu belirtildi.
2007 yılında hükümet yetkilileri, aralarında bedeli 100 milyon doları aşan bomba dedektörlerinin de bulunduğu bir dizi güvenlik cihazları ithal etti. 2008 yılında İçişleri Bakanlığına bağlı kaynaklar, Bağdat hükümetinin, işadamı James McCormick’in başkanlığını yürüttüğü İngiltere şirketinden 32 milyon dolar değerinde yeni cihazlar satın aldığını açıkladı. 2009 yılında New York Times gazetesi, hazırladığı raporunda İngiltereli Şirket ATSC’nin ürettiği 85 milyon dolar değerindeki ADE 651 türü bomba dedektörlerinin sahte olduğunu ortaya çıkarttı. 2010 yılında Londra, bu cihazların Irak ve Afganistan’a ihraç edilmesi hususunda uyarıda bulundu. Nitekim İngiltere’nin de içinde bulunduğu işgalci devletlerin kuvvetleri söz konusu bölgelerde bulunmaktaydı. Aynı yıl İngiltere polisi şirketin müdürünü tutukladı. O zamanlar şöyle bir açıklama yapılmıştı: “McCormick, sadece Irak’a yaptığı satışlardan 40 milyon doları aşan bir kazanç elde etmiştir.” 2010’un Mart ayında hükümet yetkilileri, sözleşmede adı geçen ve kullanılmaya uygun olmadığı ortaya çıkan bomba dedektörlerini ithal eden bazı şahısları yargı önüne çıkarmaya ve üretici şirketi takibe alma kararı aldı.
ADE 651 cihazlarının hizmete sunulmasının henüz başlarında haklarında bazı uyarılar bulunmaktaydı. 2008 yılının Kasım ayında İngiltere hükümetinde bir yetkili, bir fayda sağlamaması nedeniyle bu cihazların kullanımının durdurulmasına çağırmıştı. Ancak onun bu çağrısına kulak verilmedi. 2009 yılının Ocak ayında diğer bir yetkili, bu cihazları gözlemlemeye başlayan İngiltere Parlamentosunun dikkatini çekti. Bu yıl içerisinde işgalci İngiltere ve Amerika kuvvetleri, başarısız cihazları soruşturmaya başladı. Aynı yılın Haziran ayında Amerika’nın işgalci ordusu bu cihazlara ilişkin örnek bir çalışma yürüttü. Bu cihazların çalışmadığı sonucuna varan Amerika, Irak’a bu durumu bildirdi. Ancak bunun karşısında herhangi bir adım atılmadı.
2010 yılında İngiltere hükümeti başarısız bomba dedektörlerinin ihraç edilmesini yasakladı ve 2013 Mayıs ayında şirket müdürü McCormick tutuklanarak dalavere suçlamasıyla yargılandı. 10 yıl hapis cezasına çarptırılan McCormick’in 7 milyon 900 bin sterlinine el koyuldu. Bütün bunlar 3 yıl gibi bir süre devam eden soruşturmadan sonra gerçekleşti. Davaya bakan hakim şu ifadeleri kullanmaktaydı: “McCormick’in açgözlülüğü, dünyanın birçok yerinde birçok insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.”
İngiltere hükümetinin bu cihazların ihraç edilmesini yasaklamasından sonra Nuri Maliki döneminde İçişleri Bakanlığında Genel Müfettiş Akil Et-Tureyhi, bu konuyu soruşturmaya başladı. O zamanlar İçişleri Bakanı Cevat El-Bevlani şunları söylemekteydi: “Ofisimiz bu cihazları kontrol etti. Hepsi çalışıyordu.” Aynı şekilde bu cihazların satış anlaşması kapsamında yolsuzlukla suçlanan altı subayın mahkemesi durduruldu. Ancak Bakanlıktaki Patlayıcılar Birimi’nin başkanı ve 2 subay, bu anlaşma nedeniyle 2011 yılının şubat ayında tutuklandı.
Sahte cihazların başarısızlığını doğrulayan her türlü delil ve argümanlara rağmen Maliki hiçbir şekilde yaptıkları hataları itiraf etmedi. Aksine 2013 yılının Mart ayında yaptığı açıklamada, hükümetinde görevli danışmanların ortaya çıkan yolsuzluklarının üstünü örtmek için bu cihazların genelinin güzel bir şekilde çalıştığını iddia etti. Bu nedenle bu cihazların kullanılmasına engel olmadı. Çünkü böyle bir kabul, hakkındaki yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet suçlamalarına arttıracak kapıları aralayacaktı. Bu ise Maliki’nin şahsi saldırı olarak nitelendirerek istemeyeceği bir durumdu.
Nuri Maliki dönemindeki İçişleri Bakanlığının, 2007 yılında İngiliz işadamı James McCormick ile yapılan sözleşme kapsamında 7 bin ADE 651 adıyla bilinen bomba dedektörü ithal edildiği biliniyor. Ancak belgeler, bu cihazların tamamen hayali olduğunu ve anlaşmanın büyük bir skandal olduğunu ispatlıyor. Özellikle Irak’ın şehirlerinde şahit olunan patlamalara engel olma noktasındaki başarısızlığından sonra… Bu sahte cihazların başarısızlığını doğrulayan bütün kanıtlara rağmen hükümet kuvvetleri çeşitli noktalarda kullanmaya hala devam ediyor.
HEYET Net
![]()