Irak Müslüman Alimler Heyeti: Irak’taki Mevcut Siyaset Iraklıların Sadece Acılarını Arttırdı

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği “Irak halkının geneli son seçimlere katılmadı, işleyen mevcut siyasetin tüm kalpazanlığını ve bu arenada yer alanların rezilliklerini ortaya çıkarttı ve gizlenmesi mümkün olmayan veya Iraklıların hafızalarından asla silinmeyecek olan skandallardan dolayı bu seçimlerin fasit ve batıl oluşunu açıkladı.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Seçimlerin son bulmasından 5 ay sonra 25 Ekim 2018’de yeni hükümetin kurulduğu duyuruldu. Yeni hükümet bir ayını tamamlarken kendisinden hiçbir ses işitilmediği gibi eksik kabinesini de henüz tamamlamadı. Şöyle ki üyelerinden 1/3’ünden başka herhangi bir isim kamuoyu ile paylaşılmadı.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamasında bu hükümetin dürüst olmayan ve batıllığı sabit olan, ayrıca Irak’taki kontrolü paylaşmada ve Irak’ta etki sahibi olmada uzlaşan işgalci devletler Amerika ve İran gibi karar sahiplerinin ve Irak’taki mevcut siyaseti yönetenlerin mezhepçi ve ırkçı ilkelerinde ısrar eden seçimlerden ortaya çıktığına dikkat çekti.  Bu hükümetin yönetiminde Irak’ın acı veren vakasında zikredilecek bir değişiklik söz konusu olmadığını belirten Irak Müslüman Alimler Heyeti, Iraklılara bulaşan siyasi kötülüğün, işgalcilerin amaçlarını yerine getirmede bir araç olarak kullanılması sayesinde kalıcı olduğunu belirtti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “7. işgal hükümetteki bazı yüzlerin değişmesi sadece siyasi çalışmaların üzerine bina edilen tek modelin çeşitlenmesidir. Ki bu siyasi çalışmalar, siyasi yıkımın ve ona bağlı olan ekonomik, güvenlik, sosyal, kültürel yıkımın külli kurallarını derinleştirme garantisi sağlamaktadır. Ülkedeki devam eden yıkım ve insani ve mali gayretleri bertaraf etme sürecini güçlendirmektedir. Servetleri ve güçleri tüketmektedir. Irak ve bölgedeki İran projesinin temkin kazanması, İran’a yakın parti ve terörist milisler aracılığıyla yargı ve yürütme alanlarında kan dökülmesinin tekrarlanması, mümkün bütün araçlarla nüfuzunun sağlamlaşması için gayret gösterilmesi… Tüm bunlar milislerin varlığını ve öncekinden daha fazla olan hegemonyasını güçlendiren, milislerin ellerine rehin düşen son seçimler ve ondan doğan hükümet zamanında tahakkuk etti. Bu noktada Haşdi Şaabi milislerinin ödüllendirilmesi, şartlarının düzeltilmesine, güçlendirilmesine ve destek sağlanmasına çağrı yapılması neden hükümetin öncelikleri arasında olduğunu daha iyi anlıyoruz.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklamasında yeni hükümetin kurulması için yapılan istişarelerin, bunları takip eden baskılar ve pazarlıkların bu hükümetin önceki işgal hükümetlerinin daha zayıf bir kopyası olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Bu hükümetin, -yolsuzluğa bulaşan kişilerden oluşması hükmüyle- yolsuzluğa bulaşanları adalet karşısına çıkarmaya güç yettiremeyeceğini ifade ederek yolsuzluk ve yolsuzlarla mücadele sloganlarının Iraklıların duymak istemediği ucuz ve komik bir ticaret olduğuna vurgu yaptı. Öte yandan hükümetle gelen ve kötü yollarla bu hükümetin kurulması için çalışan kimselere hizmet olması için Iraklıların zenginlikleri heba edildiği gerçeğinin altını çizerek  şu ifadeleri kullandı: “Tüm veriler maalesef Iraklıların kara günlerin beklediğine işaret etmektedir. Bu durum, Irak toplumunun parçalanması, hürmetlerini ayaklar altına almak, işkence etmek, şehirlerini yerle bir etmek, insanların tamamını ezmek, geri kalanlarını da sürmek için gayret gösteren işgalci hükümetlerin zelil kıldığı hayatın her türlü alanında trajediyi daha fazla artırmaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Irak için umut ettiği ama maalesef hiçbir atmadığı şeyleri gerçekleştirmede Resmi Arap Rejimi başarısız olmuştur. Ülkedeki yaşanan olayları bu defa tam bir şekilde inkar edememiş, geçtiğimiz seneler boyunca Irak’taki hakim sistemin zayıflığındaki altın fırsattan faydalanamamış, teröre karşı savaş olarak isimlendirilen mekanizmayı kuvvet ile savunmuştur. Son olarak da Irak’taki İran ve Amerika odaklarını desteklemekte bölünmüşler ve Irak’ın durumuyla hiç ilgisi olmayan taraflı anlaşmazlıklarda bu ülkeleri desteklemişlerdir.”

Diğer yandan Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamada mıntıkadaki bölgesel rejimin sadece kendi özel çıkarlarıyla meşgul olmakta ittifak ettiğini, Irak’ın durumuyla ilgili olmayan, bölge durumuyla ilişkili ve ekonomik çıkarlardan da uzak olmayan diğer hedefler için olayları hazırlamak için Irak’taki aktif kesimlerle yardımlaştıklarını açıkladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Geçen şeylerin açıklamasında Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, bu hükümeti vatanı ve vatandaşı sürekli akan bir kanın içinde bırakacağı noktasında şüphemiz bulunmamaktadır. Bu hükümet çatışmanın, kan akmasının, yağma ve soygunun devam etmesi üzerine çalışacaktır. Ülkeyi etkisi Irak’ı da aşacak büyük bir insani felakete sürükleyecektir. Bu Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin, Iraklıların bugüne kadar sadece acılarını artıran siyasi çalışmaların çıkışları hakkındaki görüşünün vurguladığı şeydir. Iraklıların kurtuluşu ve çıkışı sadece ülkeyi ve halkı yerle bir eden, kuralları ve sınırlamaları, Iraklıların seçimlerinden uzak olan kalıpları dayatıldığından beri de yerle bir etmeye devam eden mevcut siyasi vakayla hiçbir bağlantısı olmayan yeni bir vakıa ile mümkündür. Bu yeni vakıanın gerçekleşmesi için tek yol Irak’ı bulunduğu durumdan çıkartmak, Iraklı halkın ülkede yaşanan zulümden ve suçlarını gerekçelendirmek için terörle mücadele adı altında halkına savaş açan hükümetlere sağlanan destekten sorumlu tuttuğu bölgesel ve uluslararası projelerden, müdahalelerden uzak doğru caddeye girmesini sağlamak için tüm halkın dayanışma sağlamasıdır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği yayınladığı açıklamanın sonunda şu ifadeleri kullandı: “Burada Iraklıların tamamının meselelerinin hususiyetini ve acılarının ayrıcalığını da unutmayalım. Onlar diğerleri gibi despot veya meşruiyeti olmayan bir rejimle veya musallat olmuş bir grupla değil dünyaya hakim şer odaklarıyla bir çatışma içerisindedirler. Ki anlaşmazlıkları ve aralarındaki çatışmaları bitirmek için herkese arka saha olarak kalmayı tavsiye eden Iraklı halkın aksine diğerlerine el uzatılmaktadır.”

 

 

 

HEYET Net

Loading

Related posts