Irak Müslüman Alimler Heyeti Davet ve İrşat Birimi’nden “İlim Talebelerine Nasihatler” Adlı Seminer

Heyet Net/Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Davet ve İrşat Birimi, “İlim Talebelerine Nasihatler” adını taşıyan bir seminer düzenledi. Söz konusu seminer Balka Uygulamalı Üniversite hocalarından Dr. Ali Er-Revaşide tarafından verildi.

Bu bağlamda Dr. Ali Er-Revaşide seminerinin başında ilmin, alimlerin ve ilim talebelerinin konumunu ele aldı. Daha sonra Allah (azze ve celle) alimlerin makamını yükselttiği, onların şehadetiyle kendi şehadetini ve ibadet ile birlenmesini yan yana getirdiği konulara değindikten sonra Allah (azze ve celle)’nin şu ayetine yer verdi: “Allah, hak ve adaleti ayakta tutarak, kendinden başka tanrı olmadığını bildirdi; melekler ve ilim sahipleri de bunu ikrar ettiler. (Evet) O’ndan başka tanrı yoktur; O mutlak güç ve hikmet sahibidir.” Daha sonra Allah (azze ve celle)’nin dünya ve ahirette alimlerin ve ilim taleblerinin derecelerini yükselteceği ele alınarak Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti zikredildi: “Ey iman edenler! Size, bulunduğunuz toplantılarda “Yer açın” dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Davranıp kalkın” dendiğinde de kalkın ki Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilme kavuşmuş olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.” Aynı şekilde Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah (azze ve celle)’den sadece ilminin artmasını istemiştir. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “De ki Rabbim ilmimi artır.”

Daha sonra Dr. Ali Er-Revaşide ilim talebesinin doğru bir şekilde bu yolda yürümesi, Allah’ın yardım ve tevfiki ile amacına ulaşması ve semereleri elde etmesi için ilim talebesinde bulunması gereken özellikleri şu şekilde hatırlattı:

  1. İlim talebesinin, ilim talebinin yalnızca Allah (azze ve celle) için olması hususunda hırslı olması. Bu ilim talebesinin niyetini gözden geçirmesi, şöhret sevgisinden, duyulmaktan ve benzeri şeylerden kendisini arındırması anlamına gelmektedir.
  2. İlim talebesi öğrendiği şeyle amel etmesi gerekmektedir. Amel ilmi derinleştirir, sabit kılar, Allah (azze ve celle) ona hikmeti bahşeder, bilmediği şeyleri ona öğretir. Bunun delili Ebu Nuaym’ın Hilye adlı eserinde tahriç ettiği şu hadistir: “Kim bildiğiyle amel ederse Allah (azze ve celle) ona bilmediğini öğretir.”İbn Hibban’ın tahriç ettiği hadiste ise şöyle buyurulmuştur: “Kişi ilmiyle amel etmedikçe alim olmaz.”
  3. İlim talebesi iman ve takvayla kuşanmalıdır. Takva arttıkça ilim de artar. Allah (azze ve celle) şöyle duyurmaktadır: “Allah’tan korkun, Allah size öğretiyor”
  4. İlim talebesi masiyetlerden uzak durmalıdır. Çünkü şeri ilmin nuru, semeresi, fehmi, korunması ancak masiyetlerden uzak durmakla gerçekleşir. Bunun örneği İmam Şafi’den nakledilen, ezberinin zayıflığıyla alakalı şikayetidir: “Veki’ye hafızamın zayıflığını şikayet ettim Bana masiyeti terk etmemi söylediler. Ve dedi ki, ilim Allah’ın nurudur ve bu nur, asi olana verilmez.”
  5. İlim talebesi, ilim, amel, ahlak, salah timsali güvenilir bir hoca tercih etmelidir. İlmin nuru bu şekilde öğrenciye geçer. İbn Sirin’den şu nakledilmektedir: “Bu ilim dindir. Bunu kimden aldığınıza dikkat edin.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Davet ve İrşat Birimi tarafından düzenlenen “İlim Talebelerine Nasihatler” adlı seminerin sonunda Dr. Ali Er-Revaşide bunların dışında bazı nasihatler ve adablara değindi. Söz konusu seminere Ürdün Üniversitelerinde okuyan çeşitli milliyetlerden öğrenciler katılım gösterdi. Öte yandan seminerin sonunda Dr. Ali Er-Revaşide sorulan bazı sorulara cevaplar verdi.

 

Loading

Related posts