Irak’ın İşgal Edilmesinin 17. Yıldönümünde Irak Müslüman Alimler Heyeti’nden Iraklı Halka Açık Mektup

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Amerika projesini ülkede uygulayan kişilerin desteğiyle Amerika ve müttefikleri tarafından Irak’ın işgal edilmesinin 17. yıldönümü münasebetiyle Iraklı halka açık mektup yayınlayarak Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin işgale karşı direnişte, işgalin ürünü olan siyasi çalışmaları reddetmekte sebat gösterdiğini vurguladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde:

Irak’ın İşgal Edilmesinin 17. Yıldönümünde Irak Müslüman Alimler Heyeti’nden Iraklı Halka Açık Mektup

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Değerli Irak halkı, 17 yıl önce, Irak’ın yakın tarihinin hazin bir gününde, karanlık bir sayfanın yıldönümü karşılamaktayız. Bağdat’ın ve diğer muhafazaların caddelerini çiğneyen, işgalcilerin tanklarını ve askeri araçlarını gören Bağdat’ın ve Iraklıların yüzlerinin ağladığı gün… Sanki o tanklar ve askeri araçlar, şereflilerin kemiklerini, canlarını ve ruhlarını çiğniyordu.

09 Nisan 2003 günü, Iraklılar için kasveti çok şedit bir gündür. Ancak onun kasveti ve şiddeti, işgalciyle birlikte gelen yüzleri kibir ve sevinçle dolu yüzlerle daha çok arttı. Onlar zafer alametlerini işgalcilerle karşılıklı alıp veriyorlardı ve birbirlerini alkışlıyorlardı. Bugünün üstünden 17 sene geçti. İşgalcilerin tanklarının yollarını açan bu karanlık yüzler, Irak’taki yönetim koltuğunda hala oturmaya devam etmektedir. Vatan ismiyle konuşmakta, en üst küstahlıkla kimin milli kimin dışa bağlı kimseler olduğu noktasında sınırlar çizmektedirler. Irak’ın işgal edildiği günü milli gün kılmaya çalışmaları onlara utanç olarak yeter.

Asil Irak halkı,

Irak Müslüman Alimler Heyeti’ndeki kardeşleriniz, işgalin en başından beri işgale karşı ve işgalcinin ikame ettiği siyasi faaliyetlere karşı açık bir konum belirledi. Irak’ın siyasetinde yabancı hakimiyetini reddeden ilkeleri yolunda Irak Müslüman Alimler Heyeti çok bedel ödedi. Siyasi çalışmalarda yer alan takım tarafından yürütülen karalama kampanyalarına maruz kaldı. Kötü söylentiler yayıldı hakkında. Irak Müslüman Alimler Heyeti her ne zaman yaymaya çalıştıkları söylentileri destekleyen bir açıklamasını delil olarak getirmelerini istese Irak Müslüman Alimler Heyeti dilinden hiçbir gerçekliği olmayan yalan fetvalar nispet edildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Irak halkının her bir kesimine aynı mesafede durmaktadır. Ülkenin doğusunda, batısında ve ortasındaki halk hakkında ne istemişse ülkenin güneyinde ve kuzeyindeki halkı için de aynı şeyi istemiştir. Defalarca, tekrar tekrar mezhepçiliğe sürüklenmekten sakındırmıştır. İşgalle gelen kimselerin yakıtı ve odunuyla tutuşturulmanın ucunda bile bunu yapmıştır. Siyasiler ekranlarda boy gösterip tüm küstahlıkla mezhepçiliği körüklediklerinde, baskı araçlarını koyduklarında Irak Müslüman Alimler Heyeti, tüm mezhep ve bölücülük temelli isimlendirmeleri reddedip tek Irak ismiyle konuşmak için uluslararası platformlarda yer almıştır. Her türlü mezhep temelli bir gaye taşıyan projelere başta Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah) olmak üzere Irak Müslüman Alimler Heyeti karşı durmuştur, işgale karşı Irak ve tüm gruplarına destek verenler dışında hiçbir toplantıya katılmamıştır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti işgalin ilk günlerinde mezhepçilikten ve mezhepçi bir yöntemden sakındırmıştır. Ülkeyi bölme amacı güden her şeyin karşısında durmuş ve durmaya da devam etmektedir. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bu duruşu, Irak halkının bilincini bilmesinden kaynaklanmaktadır. Öte yandan hükümetin bir kısmı İran himayesine, diğer bir kısmı ise Amerika himayesine koşmaktadır. Siz ey Iraklılar bütün gruplarınızla Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin emeliydiniz ve emeli olmaya devam etmektesiniz.

Değerli Iraklılar,

Her düzeyde, tüm uluslararası listelerin sonunda Irak’ı zayıf ve hakir kalması için Amerika ve İran işgalcilerin istedikleri şekilde şekillendirdiği siyasi çalışmalarda işgalci kuklalarının siyasetlerinin, çıkar temsilcilerinin ve dış hedeflerinin tamamını dağladıktan sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin 17 yıl önce başladığı yerden ayaklandınız.

Gözlerini, sahip oldukları zenginlikle ve insani güç enerjisiyle beraber gelişme, dirilme ve uygun bir hayata ulaşma haklarından sarf etmek hedefiyle dirilişlerini yok etmek, mezhep temelli faktörlerle onları uyuşturmak için her türlü sihir sanatının kendilerinde uygulandığı güney halkının ezilmesinin ardından işte mübarek ekim devrimi, orta ve güney büyüklerinden nur taşıyan bir meşale olarak karşımızdadır.

Bazı dersler çıkardıktan sonra Irak halkı, işgalle birlikte gelen, Irak halkının aleyhinde dini sloganlar kullanarak – ki din onlardan, sahte dindarlıklarından ve siyasetlerinden beridir- milyarları yağmalamaktan ve ceplerini doldurmak için yarışmaktan başka bir şeye önem göstermeyen bir grup hırsız tarafından temsil edilen siyasi çalışmaların vakasıyla çapıştı. Irak halkı, Allah’ın ve dostlarının hükmünü temsil ettiklerini iddia eden hükümetleri ayılttı. Bu hükümetler, Iraklı halkın saygınlığına layık olacak kurumlar bina etmeksizin milyarlar çaldı. Tarih boyunca bir kandil olan bu ülkede hizmet, sağlık, ilim, eğitim, ekonomi, güvenlik sistemlerinin yozlaşması şöyle dursun bu hükümetler tek bir ilim kurumu bile tesis edememiştir.

Değerli Irak halkı,

Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, sizleri destekliyor ve mübarek devriminizin yanında yer alıyoruz. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalara dikkat çekmek istiyoruz:

Birinci: Irak Müslüman Alimler Heyeti, mübarek Ekim devrimini destekler, tüm Iraklı halkını, herkesi gücüne ve sahip oldukları imkanlara göre bu devrimi desteklemeye çağırır. Çünkü bu devrim, bütün gruplarıyla ve oluşumlarıyla Irak halkının tamamının haklarını talep etmektedir. Irak Müslüman Alimler Heyeti, bütün basın kaynaklarını ve araçlarını bu devrimi desteklemeye, sesini herkese ulaştırmaya, meşru haklarını almada göstericilerin haklarını desteklemeye musahhar kılmıştır. Aynı şekilde Irak Müslüman Alimler Heyeti, İran tarafının kuyrukları ve Amerika tarafıyla anlaşma yapanlar, bu devrimi ana yolundan iç çatışmalara sarf etmek için her türlü yola kullanacaklarını vurgulamaktadır.

İkincisi: Irak Müslüman Alimler Heyeti, Amerika, İran ve Irak’ın içindeki parti ve milislerden kuyrukları arasında meydana gelen kavgalar, atışmalar, anlaşmazlıklar, bunların arasındaki bu kavgayı hayır ve şer olarak tasvir edilmesi sadece insanların gözleri boyamak içindir. Basının bu anlaşmazlığı şişirmesi, Irak’taki İran projesinin Irak’ın işgal edilmesinin ilk saatinden itibaren Amerika işgalinin doğumu olduğunu, İran projesinin Amerika gözetiminde ve onayıyla olduğu gerçeğini nefyetmemektedir. Aralarındaki çıkarların her ne şekilde parçalanırsa parçalansın, hatta Irak’taki nüfuz bölünmesi noktasında muayyen anlaşmazlıkların çıkması hali Irak halkına asla hayır getirmeyen bir anlaşmazlıktır. Çünkü ya bu tarafın ya şu tarafın ya da iki tarafın çıkarına olacaktır. Sonucu ne olursa olsun bu Irak’ın maslahatına olmayacaktır.

Üçüncüsü: Dünyanın her tarafına yayılan yeni tip korona virüs belası Irak için büyük bir tehlike arz etmektedir. Bu nedenle Irak Müslüman Alimler Heyeti, Irak halkını, bu virüsten korunmak için sağlık ve tıbbi kesimlerin direktiflerine uymalarına, hükümetin sağlık tedbirlerine itimat etmemeye çağırmaktadır. Çünkü hükümetin gerekli sağlık önlemlerinde ciddi davranmadığı görülmektedir. Korona virüsün gerçekten çok tehlikeli bir şekilde yayıldığı İran’la hala doğrudan iletişimi durdurmamış, oradan gelen ziyaretçileri içeri almaya devam etmektedir. Gerçek sağlık sistemini yitirmiş, tehlikeli sağlık vakasına tanık olunan Irak’ta böylesine tehlikeli bir hastalık karşısında gerekli adımları atmamaktadır.

Dördüncüsü: Irak Müslüman Alimler Heyeti, bütün grupları ve oluşumlarıyla Irak halkını, uluslararası toplumu, uluslararası sağlık örgütünü, Bağdat hükümetine ve milislere, ölüm kuyularına dönüşmeden ve Irak’ın tamamına bu hastalık yayılmasına sebep olmadan önce hapishaneleri boşaltmaları için baskı kurmaya çağırmaktadır. Çünkü bu hapishaneler kapasitelerinin üstünde mahkum ve tutuklularla doludur, temizlik, sağlık gözetimi, iyi muamele gibi en basit dinamiklerden bile yoksundur. Bu durum, burayı patlamaya ve mahkumların tamamında yayılmaya hazır bir veba bombasına dönüştürmektedir.

Allah (azze ve celle) Irak’ı, halkını korusun, eski izzetine ve Iraklıları haklarına saygınlığına döndürsün. O ne güzel yardımcı ve ne güzel dosttur.

 

 

Genel Sekreterlik

16 Şaban 1441

09 Nisan 2020

 

Loading

Related posts