Dünyada yayılan korona virüs gölgesinde Ramazan ayında oruç hakkında Irak Müslüman Alimler Heyeti adına HEYET Sözcüsü Dr. Abdülhamt el-Ani ve bazı ilmi heyetler ve alimler birlikleri tarafından ortak bir fetva yayınlandı. Söz konusu yayınlanan fetva şu şekilde:
Korona Virüsün Yayıldığı Bu Zamanda Ramazan Ayında Oruç Tutmama Hakkında İslam Ümmeti Alimlerinden ve Heyetlerden Fetva
Soru: Korona virüs dünyada yayılmışken Ramazan ayında oruç tutma hakkında İslam dünyası alimlerinin ve şeyhlerinin görüşü nedir? Korona virüse yakalanmayı kolaylaştıracak zayıf bağışıklık korkusuyla oruç tutmamak, bu hastalığa yakalananların oruç tutmaması hakkında görüşünüz nedir?
Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.
Ramazan ayında oruç tutmak Kuranı Kerim, Sünnet nasları ve Müslümanların icmasıyla farzdır. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır. O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’an’ın indirildiği ramazan ayıdır. Artık sizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor güçlük çekmenizi istemiyor. Sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola iletmesine karşı Allah’ın ululuğunu dile getirmeniz ve umulur ki şükredersiniz diye (uygun hükümler gönderiyor).” Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur: “İslâm beş şey üzerine binâ edilmiştir: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v) Allâh’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, Namaz kılmak, Zekât vermek, Haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.” Aynı şekilde Müslümanlar da Ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğunda ve İslam’ın bir rüknü olduğunda icma etmiştir.
Ramazan ayı orucu hilalin görülmesiyle veya Şaban ayını 30’a tamamlamakla vacip olur. Onun vacipliği, mükellef, mukim, oruca dayanıklı her müslüman için geçerlidir.
Küçüklük, delilik, oruç tutmama ruhsatı sağlayan yolculuk, hayız, nifas, hastalık, yaşlılık gibi şeri bir özür olmaksızın orucu terk etmek caiz değildir. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor güçlük çekmenizi istemiyor.”
Orucun bağışıklığı düşürdüğü ve korona virüsün oruçlularda yayılacağı argümanıyla korona virüsün yayılmasından dolayı oruç tutulmamasına gelince bu konuda güvenilir modern tıp alimlerine sorduk ve cevapları şu oldu: “Oruç tutmanın oruçlu kimsenin bağışıklığını düşürdüğü noktasında olumsuz bir etkiye sahip olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt söz konusu değildir. Oruç tutmak korona virüse yakalanmaya neden olmamakta ve yakalanma riskini de artırmamaktadır. Aksine oruç tutmak, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlamakta ve bedenin bir çok hastalığı atmasına yardımcı olmaktadır.”
Modern tıp bilginlerinin bu cevabına binaen korona virüse yakalanma korkusu veya benzeri şeylerden doları oruç tutmamak, fasit bir takdir, batıl bir ihtiyat ve şeri sayılamayacak bir özürdür.
Fıkıh, Kavaid ve Usulde, sağlıklı ve mukim halde vehim üzerine oruç tutmamanın caiz olmadığında karar kılınmıştır.
Korona virüse yakalanan ve benzerleri, doktorların hastalığı arttıracağı veya sağlığına kavuşmayı geciktireceği korkusu halinde o kişiye oruç tutmamak caizdir. Hatta kendisini koruması için oruç tutmaması vacip bile olabilir. Usul ve Makasıt ilminde belirtilmiştir: Canı korumak, İslam’ın korumak için geldiği din, can, akıl, nesil, mal olan zaruriyat kapsamındadır.
Allah (azze ve celle)’den hastalarımıza şifa vermesini, hayatını kaybedenlere rahmet etmesini, Recep ve Şaban ayına bizleri ulaştırdığı gibi Ramazan ayına da bizleri ulaştırmasını, iman ve ihtisapla orucunu tutan ve namazını kılanlardan bizleri kılmasını niyaz ediyoruz.
En iyi bilen ve en doğru hüküm veren Allah’tır.
Allah nebimiz Muhammed’e, aline ve ashabına salat ve selam etsin.
27 Şaban 1441
20 Nisan 2020
Fetvada İmzası Bulunanlar
Kurumlar
Müslüman Alimler Birliği
Ehlisünnet Alimler Birliği
Asya Alimler Birliği
Mağrip Alimler Birliği
Sudan Alimler, İmamlar, Davetçiler Birliği
Libya Fetva Kurulu
Suriye Alimler Birliği
Irak Ehlisünnet ve Cemaat Birliği
Eritre Alimler Birliği
Irak Alimler Meclisi
Irak Fıkıh Külliyesi
Moritanya Alim Yetiştirme Merkezi
Sudan Alimler Heyeti
Irak Müslüman Alimler Heyeti
Lübnan Müslüman Alimler Heyeti
Yurtdışındaki Filistinli Alimler Heyeti
Şahıslar
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Muhyiddin Karadaği El-Huseyni
Zeytune Üniversitesi Başkanı Hişam Karise
Moritanya Alim Yetiştirme Merkezi Başkanı Şeyh Muhammed Hasan Veled Ed-Dudev
Sudan Alimler Heyeti Başkanı Yardımcısı Abdulhay Yusuf
Libya Fetva Kurulu Araştırmalar Meclisi Genel Sekreteri Şeyh Sami Es-Saidi
Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Muhammed Abede
Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Muhammed Abdulkerim
Yurtdışındaki Filistinli Alimler Heyeti Başkanı Nev vaf Tekruri
Irak Ehlisünnet ve Cemaat Birliği İlmi Meclis Başkanı Emin Maslah
İsveç Fetva Meclis Başkanı Şeyh Said Azzam
Irak Ehlisünnet ve Cemaat Birliği Genel Koordinatörü Şeyh Hasan Dureyc Hüseyin El-Cenabi
Irak Müslüman Alimler Heyeti Resmi Sözcüsü Dr. Abulhamir El-Ani
Mağrip alimlerinden Hasan bin Muhammed El-İlmi
Mağrip alimlerinden Tevfik bin Ahmet Galebzuri
Mağrip alimlerinden Hasan Yeşvu
Kuveyt alimlerinden Halid bin Mezkur el-Mezkur
Zeytune alimlerinden Ali El-Aşi
Yemen alimlerinden Fazıl Murat
Hint alimlerinden Muhammed Ekrem Nedvi
Zeytune alimlerinden Muhtar Ec-Cebali
Zeytune alimlerinden Nureddin El-Hadimi
Ezher alimlerinden Vasfi Aşur
Şam alimlerinden Ahmet Hava
Şam alimlerinden Eymen Şabani
Cezayir alimlerinden Belhir Tahiri El-İdrisi
Mağrip alimlerinden Hamid El-İdrisi
Şam alimlerinden Hasan Safdi
Mağrip alimlerinden Hamza bin Ali el-Kettani
Şam alimlerinden Sad Osman
Katar alimlerinden Sultan bin İbrahim el-Haşimi
Katar alimlerinden Abdullah bin İbrahim El-Haşim
Abdulmecit Beyanuni
Zeytune alimlerinden Ali El-Alayimi
Zeytune alimlerinden Ömer Şibli
Şam alimlerinden Gazi Tevbe
Fuat Muhammed Ebu Avad
Şam alimlerinden Muhammed Ebu’l Hayr Şukri
Ezher alimlerinden Mıuhammed Sağir
Katar alimlerinden Muhammed bin Hasan El-Merihi
Cezayir alimlerinden Muhammed Revabihiye
Cezayir alimlerinden Muhammed Hindu
Ezher alimlerinden Muhammed Yüsri
Zeytune alimlerinden Muiz El-Meculi
Kuveyt alimlerinden Yasir bin Acil En-Neşmi
Şam alimlerinden Şeyh İbrahim Hasun
Moritanya alimlerinden Şeyh İbrahim Veled Yusuf Eş-Şankiti
Katar alimlerinden Şeyh Ahmet bin Ali bin Haver Binali
Şam alimlerinden Şeyh Usame er-Rifai
Mağrip alimlerinden Şeyh Hasan bin Ali El-Kettani
Mağrip alimlerinden Şeyh Bilal bin Muhammed Alu Zerruk
Katar alimlerinden Şeyh Casim bin Muhammed El-Cabir
Cezayir alimlerinden Şeyh Hamza Belkasım
Lübnan alimlerinden Şeyh Dai İslam Şihal
Mağrip alimlerinden Şeyh Rıdvan Nafi
Ezher Alimlerinden Şeyh Said Mustafa
Mağrip alimlerinden Şeyh Adil Rafuş
Şam alimlerinden Şeyh Abdurrahman Kuki
Şeyh Abdulalim Abdullah
Şeyh Abdullah El-Osman
Şeyh Abdullah Ruhhal
Tunus alimlerinden Şeyh Ali Habib Said
Şam alimlerinden Şeyh Mecd Mekki
Mağrip alimlerinden Şeyh Muhammed Bahruddin
Lübnan alimlerinden Şeyh Muhammed bin Tevfik Eş-Şati
Katar alimlerinden Şeyh Muhammed bin Tays El-Cemili
Moritanya alimlerinden Şeyh Muhammed Salim El-Meclisi
Moritanya alimlerinden Şeyh Muhammed Seydiya En-Nevevi
Şam alimlerinden Şeyh Muti El-Batin
Şam alimlerinden Şeyh Muvaffak El-Ömer
Mağrip alimlerinden Şeyh Yunus Heydan
Üdün alimlerinden Şeyh Usame Ebu Bekr
HEYET NET
![]()