Irak Müslüman Alimler Heyeti: Irak Mahkemelerinde Suçluların Temize Çıkartılması ve Masum İnsanların Suçlu Kabul Edilmesi Hükümetin Politikasıdır

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği Diyala muhafazasında yer alan Musab Bin Umeyr Camii katliamından sorumlu olan kişilerin serbest bırakılması hakkında bir açıklama yayınlayarak Irak mahkemelerinde suçluların temize çıkartılmasının ve masum insanların ise suçlu gösterilmesinin hükümetin bir politikası olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “30 Haziran 2020’de Federal Temyiz Mahkemesi, Diyala muhafazasında yer alan Hamrin mıntıkasındaki Beni Veys köyündeki Musab bin Umeyr camii katliamını işleyen, Cuma namazını eda edenler arasından 70’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bir grup milisin serbest bırakılması hükmünü yayınladı. Bu kişilerin, görgü tanıklarının açıklamalarıyla ve 22 Ağustos 2014’de camide namaz kılanları hedef alarak işledikleri bu katliamdan sorumlu olduklarını yargı önünde itiraf etmeleriyle kesin bir şekilde bu terör olayından sorumlu oldukları sabit olmalarına rağmen bu katiller hakkında af kararı çıkartıldı ve seri bir şekilde bu karar hayata geçirildi.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınlanadığı açıklamada Resafe Ceza Mahkemesinin 13 Nisan 2015’de bu katliamdan sorumlu bazı kişilere, yargı karşısında suçlarını itiraf etmelerinden, bölge halkından ve saldırıdan kurtulanlardan bazı görgü tanıklarının tanıklıklarından dolayı idam hükmü yayınladığını ve suçlu kişilerin belli olmasına rağmen Federal Temyiz Mahkemesinin bu kişiler hakkında verilen tüm kararları iptal ettiğini ve soruşturmanın tekrardan yapılması kararını verdiğini açıkladı. Davanın, 07 Ocak 2020’de suçluların suçlarını onayan Merkezi Ceza Mahkemesine yönlendirildiğine dikkat çekilen açıklamada ancak işlenen bu suçun sabitliğine, onlarca kişinin öldürülmesini gösteren delillere kayıtsız kalınarak idam cezasının müebbet cezasına çevrildiğine dikkat çekti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Suçlular hakkında karar yayınlanmasına rağmen buna müdahale edildi, üstünü örtmek ve suçlanmalarına engel olmak için milislerin liderleri açısından bu suça katılanların sayısı ekseninde iki aşamada hafifletildi. Ancak ne var ki Temyiz Mahkemesi tüm önceki hukuki kararlara muhalefet ederek bunları ilga etti, işledikleri bu suçtan beraatlerine karar verdi, suçluların itiraflarını ve saldırıdan kurtulan kişileri görgü tanıklıklarını kabul etmedi ve bu kişilerin serbest bırakılmasına karar verdi.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği yayınladığı açıklamada daha sonra Temyiz Mahkemesinin, görgü tanıklarının tanıklıkları ve suçu işleyenlerin itirafları ile kesin delillerin varlığına rağmen yürekleri titreten bu vahşi katliamdan sorumlu olanları temize çıkarmasının, Irak’taki yargının nasıl kötü bir hale ulaştığını vurgulamakta olduğunu, siyasilerin ve milis liderlerinin bu alanda istediklerini yapma gücünün boyutlarını göstermekte olduğunu, işkence, ikrah ve pazarlıkla alınan ve hiçbir müracaatta bulunmadan Temyiz mahkemesi tarafından onaylanan itiraflar aracılığıyla mezhep temelli faktörler ekseninde tutuklanan kimseler hakkında Irak’taki çeşitli mahkemeler tarafından yayınlanan masum insanlara yönelik binlerce idam ve müebbet cezalarının hakikatini ortaya çıkarmakta olduğunu vurguladı. Öte yandan görgü tanıklarının tanıklıkları, karine ve delillerle suçlanan milislerden ve hakim partilerden suçlular serbest bırakılmakta olduğu ifade edildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şöyle denildi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, suçluların temize çıkartılması, masum insanların ise suçlu kabul edilmesi gibi Irak mahkemelerinde yaşanan bu durumların, Iraklıların kanlarını hafife alan kimselerden hastalıklı nefislere sahip kişilerin istekleriyle dolu hükümet politikası olduğunu vurguluyor, Iraklılara ve hak ve hukuklarına yönelik bu suçların, katliamların, mahkeme kararlarının buzdağının görünen kısmı olduğuna, gizlenenlerin görülenlerden çok daha büyük olduğuna dikkat çekiyoruz. Tüm bunlar, milisler ile hükümet arasındaki iş birlik ve koordinasyonu, onların yargı kurumları üstündeki hakimiyetini, Iraklı halka karşı işledikleri suçlara devam ettiklerini göstermektedir.”

 

HEYET Net

Loading

Related posts