Askeri Operasyon Son Bulmasına Rağmen Musul Trajedi Yaşamaya Devam Ediyor

Uluslararası koalisyon devletlerinin hava desteğiyle hükümetin ve mezhepçi milislerin düzenlediği, şehrin evlerinin %90’ının yıkılmasına, altyapının bir enkaza, taş yığınına dönüşmesine, halkın ötekileştirilip göç etmeye mecbur bırakılmasına, hükümetin ihmali çerçevesinde en basit hayati dinamiklere bile ihtiyaç duyan göçmen kamplarında yaşamak zorunda kalmasına sebep olan Musul askeri operasyonun son bulmasının üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Ninova muhafazasının merkezi olan Musul şehri, sağ ve sol yakasıyla trajik bir vaka yaşamaya devam etmektedir.

Musul şehrinin batısında yer alan Kadim Şehir mahallelerinde gezen, bilhassa Kaliat ve Şehvan mıntıkalarında, taş yığınlarından, sakinleri hicret eden veya canlı bir şekilde çürümüş ceset kokularının yayıldığı enkazın altında defnolunan yıkık evlerin hatıralarından başka bir şey görmeyecektir. Söz konusu yıkılmış evlerin enkazı ve taş yığınları altında yüzlerce cesedin hala durduğu belirtilmektedir. Bu durum, şehrin krizini artırmakta, ihmal, işsizlik, kamu hizmetlerin kötüleşmesi sonucunda geneli fakirlik sınırının altında yaşayan halkın acılarını çoğaltmaktadır.

Bu bağlamda Ninova muhafazası meclis üyesi Şirvan Duberdani şunları söylemektedir: “Yolsuzluk ve kötü yönetim, Musul şehrinin problemlerinin devam etmesinde, 580 milyar Irak dinarı bütçeye rağmen savaşın yerle bir ettiği şehrin imar edilmemesinin arkasındaki en önemli sebepler olmaya devam etmektedir. Ninova muhafazasında valilerin ve yönetim değişmesi, partiler tarafından yönetilen iktisat bürolarının çıkması, hala hizmet dışı olan alt yapının, yıkılmış hastane ve köprülerin tekrardan inşa edilememesini doğrudan etkilemiştir.”

Şirvan Duberdani sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Mezhepçi milisler ve kanun dışı hareket eden mafyalar, Ninova muhafazasının zenginliklerini hiç etmeye devam ediyor. Aynı şekilde Musul şehrinin kuzeybatısında yer alan Sincar’ı elinde tutan Iraklı olmayan silahlı gruplar ve kuvvetler, şehrin tekrardan imar edilmesinin gecikmesine, milyona ulaşan göçmenlerin evlerine geri dönmelerinin önünde engel olunmasına sebebiyet vermektedir.”

Diğer yandan Tazminatlar Komisyonu Başkanı Muhammed Mahmut şunları vurgulamaktadır: “Tazminat taleplerini sunanların sayısı 90 bine ulaştı. Bunlardan 49 bini, evlerinde veya işyerlerinde oluşan zararın karşılanmasını talep ediyor. Bunlardan 39 bini ise askeri saldırılar sonucunda ölen veya yaralanan veya kaybolan yakınlarını için tazminat talep ediyor. Maddi ve insani zararlar noktasında vatandaşlara tazminat ödenememesinin sebebi, Bağdat ve Ninova hükümetlerinin mali tahsisi az tutmaları ve ödeme işlemlerinin durmasıdır.”

Bireysel girişimlerle Birleşmiş Milletlere bağlı örgütler, bin adet evi, su şebekesini, enerji istasyonunu, birkaç hastaneyi, 150 okul ve fakülteyi tekrardan inşa etmede başarılı oldular. Ancak bir milyondan fazla nüfusa sahip yıkık bir şehre nispetle denizde bir nokta sayılırdı bu. Şehrin mıntıkaları ve mahalleleri, bilhassa batı mıntıkası hala bir gözün izini sürmektedir.

Diğer yandan Norveç Göçmenler Örgütü, Musul şehrinde evlerinden ayrılmak zorunda kalan göçmenlerden %64’ünün, yıkılmış evlerini tekrardan imar etmeye güç yettiremediklerinden ve korona virüsün yaygınlaştığı bir ortamda kamu hizmetlerinin kötü olmasından dolayı evlerine geri dönemediklerini vurgulamaktadır.

Iraklı aktivistler, sosyal medya platformlarında askıya alınan Musul şehri dosyasının çözülmesi için bir kampanya başlatarak şehrin tekrardan imar edilmesini, hala enkazların altında duran cesetlerin çıkartılmasını, tutukluların serbest bırakılmasını, cebri kayıpların akıbetlerinin ne olduğunu ortaya çıkartılmasını, onları kaçıran kesimin kamuoyuyla paylaşılmasını, şehir üzerinde hakimiyet kuran, vatandaşların geleceğiyle oynayan mezhepçi milislerin ve suç çetelerinin şehirden atılmasını talep etmişlerdi.

Bu bağlamda haber ajanslarının yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre milisler Ninova muhafazasındaki yetkililerle yardımlaşarak, aralarında Belediye Müdürlüğü ve Emlak Kayıt Dairesinin de bulunduğu hükümet kurumlarının ve dairelerinin kendilerine tabi olan kişilere teslim edilmesinden sonra devlete ve vatandaşlara ait arazilerden çok büyük alanlara el koydu. Aynı şekilde İran’a bağlı milisler, Musul şehrindeki Emlak Kayıt Dairesinde evrakları ve asli sahipleri gizlenen bazı özel arazileri elde eden dolandırıcıların üstünü örttü. Büyük paralar karşılığında sahte belgeler hazırladı. Söz konusu toprakların, 4 binden fazla sivil yerleşim alanı, 250 zirai toprak olduğu belirtiliyor.

 

 

HEYET Net

Loading

Related posts